16 Mart 2014 Pazar

Aşk



Efendiler. Ürkerek başladığım acaba dediğim bir kitap olan, Elif Şafak tarafından yazılan Aşk isimli (ve evet pembe kapaklı) romanı okudum. 

Her ne kadar okuma olarak bir sıkıntısı olmasa da, yazarlık açısından tembellik veya yazmak zorunda olunca konu sıkıntısı çektiklerinde başvurdukları bir yöntem olduğunu düşündüğüm bir çatı üzerine kurulmuş. Benzerlerine daha önce Amin Maalouf - Semerkand ve Ahmet Ümit - Patasana'da rasladığım şimdiki zamanda yaşayanların geçmiş zamanda ki bir kitabı okuması üzerine kurulu. Geçmiş zamanda ki karakterler itibari ile ilgi çekiyor ve okumayı güzelleştiriyor. Ama ne var ki nedense içimde bir yerlerde "herkesin sömürdü Mevlana ve Şems aşkından azıcıkta ben sebepleneyim" diye seslendi bu kitap bana. Ya kitap samimi gelmedi, yada ben henüz sufiliğe hazır değilim, bilemedim. Ama tek bildiğim şey; konusu ve içindeki karakterler ne kadar naif ve güzelse de, kitap ömrü hayatımda gördüğüm en iğrenç Türkçe ile yazılmış. Asıl dili ingilizce olan kitabı, yazar ve bir çevirmen resmen katletmişler. Tasavvufta geçen olaylarda arapça ve farsça kelimeler kullanılması elbetteki doğal ama Amerikalı Ella'nın cismai, tahakkümperver olmama gibi kelimeler kullanırken ağzından şekerriz bir tadın eksik olmaması, Konya'lıların Şems'den bahsederken pejmürde sıfatını kullanması çok itici geldi bana. Ha bir de maalesef not almadığım ama tamamen uydurma olduğunu düşündüğüm bir dürü kelime var. Kimbilir belki benim cehaletim, Türkçe'min yetersizliğidir bilemiyorum.Yazarımız sufi olmakla avrupai olmak arasında kararsız kalınca, ortaya böyle ucube bir Türkçe çıkmış.

Zannımca gerçek aşk ehillerinin tenezzül bile etmeyecekleri, okursanız zamanınıza yazık olmayacak, okumazsanız bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1