17 Mart 2014 Pazartesi

Ata Mezarlığı




Berbat ama çok berbat bir kitap. En az 4'ün Kuralı (bu kitapta kriter beliryecim oldu) kadar sıkıcı. Çoğunlukla Tanrıların Arabalarından arak, karmakarışık bir kurgusu var. Karakterler yeteri kadar işlenmemiş. Yan karakter hem yiğit, hem mert, hem akıllı, hem namuslu, hem güçlü, hem çok iyi bir şöför, hem iyi bir dövüşçü, hem usta bir nişancı, hem lisanslı yüzücü, madalyalı crosscu, çok iyi dans edip, sevdimi tam seven, sildi mi bir kalemde silen adamı Suphi müthiş. Suphi'nin tek kusuru esprileri berbat. Ama yazar sanırım aslında bu adamı çok iyi espri yapan olrak tasarlamış, olmamış. Ha öbür özellikleri olmuş mu derseniz onlar da olmamış. Bir sürü saçmalık yetmezmiş gibi, çiçekten çiçeğe konan, uslanmayan (sahi lan aynı zamanda çok yakışıklı, çok karizmatik. Esas oğlanın üzerinde bu kadar durulmamış), bir gecelik aşkların fırtına delikanlısı Suphi'nin saniye hesabı 15, kelime hesabı 1 satırda başlayan ölümsüz aşkı da cabası. Hele ki Anadolu'dan Bolivya'ya bir nişan muhabbeti var ki eyvahlar olsun.

Kitap, Alanya'lı mimar Engin'in (yazarın kendisi de Alanya'lı bir mimar), sipariş üzerine başladığı ziggurat (oha) inşaatının efsanevi parçasını bulmak için uğraşırken kendini Güney Amerika efsanelerinin içinde bulması üzerine kurulu. Ama dediğim gibi anlaşılması çok zor ve bu tür senaryolardaki bütün klişeleri kullanan bir anlatımı var. Daha da kötüsü sanırım devamı var. Ama almayacağım, dolayısıyla burda tanıtmayacağım. Meraktan çatlayın patlayın.


Kafası çalışan adam arka sayfadaki yazar tanıtımına uyanır, bu kitabı almaz. Posta yurdum şairlerine şiir yollasan, resminin altına aynı böyle yazıyolar. Aha da bakınız:


"Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden mezun olan Mehmet Mollaosmanoğlu 1960 Alanya doğumlu, evli ve iki çocuk babası. Halen Alanya'da kendi ofisinde proje-tasarım işleri ile uğraşıyor. Tasarım ve kurgunun birbirini tamamladığını farkettiğinde roman yazmaya başlamış."



Tasarım ve kurgunun birbirini tamamladığını farkettiğinde roman yazmaya başlamak nası bi şey yavu. Mesela bende rakı- balığı en güzel sarımsaklı yoğurdun tamamladığını farkettim. Abi hazır mıyım, roman yazmaya başlayabilir miyim?


Ben kesinlikle uzak durun bulaşmayın diyorum. sevgiler saygılar... 


Buraya da bir parantez açayım. eğer bir gün meşhur olursam ve biri "Hayatınızı değiştiren kitap hangisidir" diye sorarsa hiç tereddütsüz bu kitabı söylerim. Beni Mehmet Mollaosmanoğlu gibi güzel bir insanla tanıştırdığı için...

1 yorum:

  1. Yazmazsam olmaz... Sağolsun Mehmet Mollaosmanoğlu, bu kendisini yerden yere vuran yorumumun ardından bana ulaşmış ve büyük bir alçakgönüllülük ve olgunlukla yorumumu beğendiğini söylemiştir. Hatta bu blog bile onun desteği ve teşviği ile oluşturulmuştur. Teşekkürler Mehmet abi...

    YanıtlaSil

 
UA-57355180-1