14 Ağustos 2014 Perşembe

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek


"Deniz kıyısında koşan Ala Köpek
Sana geliyorum, yapayalnızım.
Orhan Atam yok,
Babam Emrayin yok, 
Akam Mılgın yok...
Nerede olduklarını gel bana sor.
Ama bırak da önce kana kana su içeyim..."

Aytmatov, sanırım Rusya kıyılarında anlatılan bir efsaneyi, yine buruk, acıklı bir hikaye ile harmanlamış. Sanırım diyorum; zira yazarın adının geçtiği her yerde "gelmiş geçmiş en büyük Türk yazar, Aytmatov okumak Türklüğü okumaktır" gibi milliyetçilik üzerinden tantana yapılsa da kitaplarının arka planınında anlatılanlara hatta  kitapların orjinal isimlerine dahi ulaşabileceğiniz Türkçe bir kaynak yok. Yani mesela kitaba adını veren Deniz kıyısında koşan Ala köpek dağı gerçek mi, gerçekse resmi var mı diye aradım ama hiç bir bilgiye ulaşamadım. 126 sayfalık şu kitapta Türklerin dünyanın yaradılış efsanesi (Lura Ördeği Efsanesi) ve eski bir Türk Kavmi olduğunu öğrendiğimiz Nivihlere yol gösteren Deniz Kızı Efsanesi gibi iki efsane iç içeyken, internette bunlar hakkında adam kılık hiç bir bilgi yok. Kimbilir belki Rusçası vardır, belki bir gün biri Türkçe'ye çevirme nezaketini gösterir.


Kitap diğer Elips Kitap yayınlarından çıkan tüm Aytmatov kitaplarındaki aynı uzun yazar hakkındaki güzelleme ile başlıyor. Bunun yerine yukarıda bahsettiğim şeyler hakkında kısacık bir bilgi yazısı ne güzel olurdu halbuki. Güzellemenin ardından sadece 18 sayfa süren Yıldırım Sesli Manasçı hikayesi geliyor. Manasçı, destanı günümüze kadar nesilden nesile aktaragelen sözlü anlatıcılar demekmiş. Bereket onun anlamını bulabildim. Hikaye, Bozoy aşireti lideri Senirbay'ın küçük oğlu Eleman'ın (bu isimden pek emin değilim açıkçası), abisinin karısının kardeşinin cenazesine giden kavminin ardından hasta olan babasının başında kalmasından, ardından Yıldırım Sesli Manasçı olarak anılacağından ve Çungarlar'ın onun başına ödül koyacağından ve hazin sonundan bahsediyor. Ama bir hikayeden çok başka bir hikayenin girişiymiş gibi. Belki başka bir kitapta hikayenin tamamı vardır.

Kitaba adını veren ikinci hikayede ise denizcilikle geçinen Nihiv kabilesi erkeklerinin kabilenin genç üyelerinden Kirisk ile denize açılmalarının nasıl bir faciaya dönüştüğü anlatılıyor. Deniz kıyısında koşan Ala Köpek tepesi ise denize açılanların kendine yön bulmak için esas aldıkları tepenin adı. Arka planda yukarıda bahsettiğim gibi iki ayrı efsane (belki de birbirinin tamamlayıcısıdır bilemiyorum), Nihivlerin yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri işleniyor. Yazar yine her zamanki acımasızlığı ile "yahu bunu okuyanın da çoluğu çocuğu vardır, dertlenir, efkarlanır" diye tasalanmadan tuzlu su ile gelen ölümü anlatmış. Ancak şunu anladım ki eğer benim gibi Cengiz Aytmatov kitaplarının hepsini yada bir kaçını okuyacaksanız iki kitabın arasını uzun tutmakta yarar var. Zira yazarın anlatımındaki kendine has özellikler üst üste gelince iki kitap birbirinin aynıymış gibi gelebiliyor. Sanırım tadını almak için biraz özlemekte yarar var. 

Elips Yayınlarından çıkan kitap 124 sayfa ve 5,92 TL'lik harika fiyatı ile Lura Ördeği efsanesinden haberdar olmak için bile okunması gerekenlerden.



0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1