4 Eylül 2014 Perşembe

Alnıma İnen Satırlar



"Öyle bir susuyorki, hiçbir şey söylemiyor
Dudağının kıvrımlarına ben kocaman
Bir ünlem koyuyorum, ama şaşırmıyor"

Ben şiirden pek anlamam. Sadece Atilla İlhan'dan "Sen Benim Hiçbirşeyimsin"'i beğenirim. Ha bir de her yaşıtım gibi zamanında bağıra bağıra söylediğimiz İbrahim Sadri'den "Ben Sevdim mi Adam Gibi Severim" hala ezberimde. Bunun dışında Hakkı Yalçın'ın ve ergenlik dönemi tanrılarımdan Ahmet Selçuk İlkan'ın (Allah'ım ne kötü bi gençlik yaşamışım ben) imzalı bir kitabı elimde mevcut. Şiiirle ilgili olayım bu. Bu nedenle yorumumu ciddiye almamakta özgürsünüz.

Kırıntı Edebiyat'ın Twitter kampanyasından hediye olarak geldi bu kitap. Aldım elime roman okur gibi okudum, bitirdim ama sanırım yanlış yaptım. Şiir kitabı bir kerede değil, havaya girdikçe, içinden rastgele bir kaç şiir seçip sesli okunsa daha keyifli olur gibi geliyor. Yine de "Gidebilirsin Sevgilim" ve "Tanrıyor musun Beni?" isimli şiirler dikkatimi çekti. Kalanını da tekrar dediğim gibi okumak gerek ama anladığım o ki şiir şimdilik benim branşım değil.

Şairin tarzı mıdır yada bu bir tarz mıdır emin olmamakla birlikte mısraların ayrıldığı yerlerde sıkıntı var gibime geldi yadırgadım. Kimbilir ben roman okumaya alışık olduğumdan bu tip cümle kuruluşlarına aşina değilimdir, bilemedim ama

Saklardım, göğsüme bastırıp
Belki de ağlardım!
Günahım bilirdim, soyunmazdım aynalara
Karşı bunca güvenle

veya 

Ben beklerim şafağı
Sizin yerinize, mukayyet olurum
Uykularınıza, kaçmasın diye


gibi mısralarda, mısranın sonlandığı yerlerde ve virgül kullanımları bana garip geldi. Ancak dediğim gibi belki şiir budur ve ben bunu bilmeyecek kadar şiirden uzağım.

Bir de şir kitabı cidden riskli bir iş. Düşünsenize 10 şarkılık bir albümde bile bir kaç şarkı güzelken diğerleri çoğu zaman boşluk doldurmak için yapılmış gibi. Böyle bir şiir kitabı hazırlamak için ciddi bir zaman ve üretkenlik gerekiyor olmalı. Ha bir de yazmazsam ölürüm, lise zamanlarından beri şairlerin sadece kendilerinin hissedebildikleri duyguları mısralara dökmelerine sinir oluyorum. "Eskimiş bir plağın detone esrikliği" gibi soyut bir kavramı somutlaştırmaya çalışırken migrenim tuttu. Ne olur yapmayın abiler. Herkes sizler gibi hissiyatlı insanlar olmayabilir. Hayır, içimizden biri alır bunu kız arkadaşına yollar, terkedilir, sebep olur üzülürsünüz. 

Lakin Yayınlarından çıkan kitabın kapağını çok beğendim. Favori renklerim -ki Havsaspor'un da renkleridir- siyah ve kırmızının uyumu süper. 78 sayfalık kitabın tek eksiği en başta bir index bölümünün olmaması.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1