27 Aralık 2014 Cumartesi

2023 Kader Mızrağı

Hepsi Hayal, Hepsi Gerçek

543 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 13 x 21 cm 
İstanbul, 2014
Edirne'li yazarlar birbiri ardına kitap çıkarmaya devam ededursun, ben de en fazla böyle uzaktan okuyup haklarında atıp tutmaya devam ediyorum. İşbu kitap, meğersem aynı yollarda gezip tozduğum, ortak arkadaşlarımın olduğu, fakat bu kitap vesilesiyle tanıştığımız Murat Selçuk Balkan'ın ilk kitabı "2019 Beklenen Kurtarıcı"nın kısmen devamı niteliğinde olan, fakat ilk kitaptan bağımsız da okunabilen ikinci kitabı. 

En baştan belirtmesem olmaz, kitabın fantastik kurgu türü için bile fantastik sayılabilecek bir kurgusu var. Ama en genel hatlarıyla ya da en öne çıkan kısmıyla kitabın konusundan bahsetmek gerekirse; Genelkurmay Başkanlığı'nın çok gizli bir projesiyle Atatürk klonlanarak hayata döndürülerek Türkiye'nin ve dünyanın kötü gidişatına dur demek istemesi, bunun için hazırlıklara başlaması, ülkeleri dize getirmek için (gerçekte de var olan ve bu iş için kullanılan) kader mızrağını ele geçirmek için planlar yapması diyebilirim.

 Ancak hikayenin her ne kadar lanse edilen tanıtımı bu olsa da; asıl dikkat edilmesi gereken bu hikayenin paralelinde ilerleyen yan hikayeler. Ki bence çok daha etkileyici ve heyecanlı. Ne yalan söyleyeyim Atatürk hiç kullanılmasa, onun yerine birdenbire Ash ortaya çıkıp Ortadoğu'yu kurtarmak için seni seçtim Pikachu dese o bile olur. 

Çok ama çok geniş bir tabana hatta M.S.39'dan 2023 yılına kadar uzanan hikaye M.S. 39 yılında Haz. İsa'nın çarmıha gerilmesi ile başlıyor. Kitapta çarmıha gerilme anı da detaylıca canlandırılmış. Sonrasında Kader Mızrağı'nın nasıl ortaya çıktığı, ne işe yaradığı, korunması, ele geçirilmesi için neler yaşandığı tek tek anlatılmış. Sonrasında yer yer zaman atlamalarıyla yavaş yavaş günümüze gelerek (Sonrasında ötesine geçerek) Kader Mızrağını en son hak eden kişiyi (hak etme kelimesi için kitabı okumak gerek diyorum, ancak kimin hak ettiği konusunda sanırım herkes aynı fikirde) ve kaderine onu bulmak çizilen Arif'i ve tek rolü Arif'in yancısı olmak gibi duran ama kilit rollerden birine sahip Emre'yi görüyoruz. Bu hali ile başlangıcından sonuna Dan Brown romanları gibi. Kader Mızrağını arama hususu, semboller, haritalar, gizli geçitler, gizli tarikatlar, şifreler, biri açılınca öteki kapanan kapılar vs. Ancak, Türkiye ve Ortadoğu gibi bir coğrafyadan faydalanılarak İslamiyet ve Hristiyanlığa ait gerçekler/efsaneler/öykülerin aynı potada eritilmesi ile benzerlerinden ayırıyor. Hiç başka konuya girmeyip, Arif ve Emre'nin Kader Mızrağını aradığı bir kitap bile yazılabilirdi. Yukarıdaki Atatürk olmasa da olur demem bu yüzden.

Diğer yandan da diğer herşeyden bağımsız, Atatürk gerçekten geri dönmüş olsa, gerçek hayatın içinde ne şekilde yer alır, siyasi konjonktür nasıl şekillenir sorusu da ayrı bir siyasi kurgu kitabı olarak düzenlenebilirmiş. Zira Atatürk, deney tamamlanır tamamlanmaz ortaya çıkıyor ve sanki hiç ölmemiş gibi idareyi ve söz hakkını bıraktığı yerden alıyor. Bu noktada demokrasinin ve Cumhuriyetin kurucusu olan adam bu şekilde mi davranır, yoksa 1919 yılında olduğu gibi gidişatı beğenmeyince gerekeni mi yapar soruları bir kitap boyunca rahatlıkla işlenebilirdi. 

Kader Mızrağı ile tarihi kısım bittikten sonra hikaye günümüze yaklaşırken benim sayabildiğim kadarıyla beş altı kola ayrılıyor. Her kol hikayeyi derinleştirirken, okurun konuyu toparlamasını zorlaştırıyor. Kitap tek bir karakterin üzerinde yoğunlaşmadığından, tüm karakterler birbirine eşit konumda işlenmiş. Bu nedenle keşke ben olsaydım diyebileceğiniz bir karakter yok. Konu ilerledikçe karşımıza çıkan Serkan, Can, Musaab, Emre, Ece, Ömer Kenan ve daha niceleri. Ve tabikii tüm bunların içinde olaya kilit noktalarında dahil olan, bir görünüp kaybolan kendini belli etmeyi pek sevmeyen ilahi, kudretli bir varlık... Olaylar, olaylar...

Öteden beri çizgi roman hayranı, gözlerinden ışık saçan, havada uçan adamlara alışık biri olarak fantastik kurgularda elbetteki mantık aramam, olur mu lan öyle şey demem, eşek uçar mı diye sorarsanız hiç tereddüt etmem uçar derim. Ancak Atatürkçü biri olarak şu sataşmayı yapmasam çatlarım; Vakti zamanında harap olmuş bir ülkeyle Batı'nın en güçlü ülkelerine kafa tutmuş bir adam, Ortadoğu denen çukuru hizaya sokmak için Kader Mızrağı'na ihtiyaç duyar mı be? Kader Mızrağı o kadar marifetli bir şey olsa kendi ayaklanır Ata'mın eline gelmez miydi?  

Ha sahi. Neredeyse unutuyordum. Kitapta planları verilen bir yerli uçak gemisi var. Okursanız diye detay vermeyeceğim. Ancak "22 adet bağlantı noktası" çok dikkati mi çekti. Biz Edirnelilerin huyu işte. Ben olsam bende aynısını yaparım. Bu plaka belirtme hastalığı bir de Trabzonlularda var. Güzel şeyler bunlar.

Nokta yayınlarından çıkan kitabın kapağı görsel olarak muhteşem. Gerçi bi ara "Klonlama da bir hata mı oldu, zaten Genelkurmayın yapacağı deney bu kadar olurdu" diye düşünmedim değil. Neyse alakası yokmuş. Gözün mavisi ve 2023 yazısı kabartmalı yapılmış, hoşuma gitti. Ayrıca kapaktaki görselin sırtta da kullanılması favorim. Ayrıca ayracı kendinden müteşekkil kapakları da neden bilmem daha bir beğeniyorum. Başlıkta yazan "Hepsi Hayal, Hepsi Gerçek" kelamı içeriğe bir gönderme. Kitap büyük oranda gerçek mekan ve veriler üzerine kurgulanmış.

Sinematik anlatım tekniği, konunun çok geniş bir alana dağılması, hikayenin birbirinden farklı beş alttı koldan ilerlemesi, bölüm arası hızlı geçişlerin olması nedeni ile okuması, idrak etmesi biraz zor olsa da kurgu açısından takdire şayan bir kitap. Ancak, Hem Hristiyanlığın, hem İslamiyet'in tabu olarak kabul edebileceği noktaları konu edinmesiyle olsun, kahrolsun İsrail, vatan millet Sakarya edebiyatıyla olsun, ya da Atatürk'ün kurgu karakter olarak kullanılmasıyla olsun bu tip konularda hassasiyeti olanlar yada kullanılmasından hoşlanmayanlar kitabı beğenmeyebilir. Yine aynı şekilde ağır kurgusu nedeni ile ben ders kitabı istemiyorum arkadaş, kafa yormak için değil kafa dağıtmak için kitap okurum diyorsanız yine aynı şekilde beklentilerinize karşılık vermeyebilir.  Sonradan toprakçılık yaptı demeyin. Ha bir de bildiğim kadarıyla devamı gelecek olan kitabı okuduktan sonra bu kitapta nereleri kaçırmışım ben diye tekrar üzerinden geçmeniz gerekebilir. Her verilen bilginin sonradan bir karşılığı var. 

Değindiği noktalarla, iddialı ve okuru zorlayan tekniği ile yazarın ya serveti yada laneti olabilecek bir kitap. Daha önce Neil Gaiman'ın bir kitabında da dediğim gibi farklı platformlarda birbirine zıt yorumlarla karşılaşabilirsiniz. Şaşırmayın, kimseyi yargılamayın. Her damakta farklı tat bırakmaya müsait bir kitap. 
Kitabının özeti, kitabı nasıl, iyi midir, okumalı mıyım, tavsiye, öneri, indir, konusu ne, kim yazmış çok satanlar mutlaka oku kim yazdı Atatürk kader mızrağı nokta yayınları


1 yorum:

 
UA-57355180-1