29 Ocak 2015 Perşembe

Ay Büyürken Uyuyamam

Türkçe
276 s. -- 3. HamurCiltsiz -- 14 x 20 cm 
İstanbul, 2007
 2. Edirne Kitap Fuarından hem katılımcılara teşvik hem de kitaplığımda duayen bir yazarın kitabı olsun diyerek aldığım bir kitap. Lakin hata etmişim. Muhtemelen çok daha iyi kitapları vardır üstadın. 

Kitapta 26 tane öykü var. Öyküler başlarken sımsıcak köy tasvirleri ile (genelde Ege, çoğunlukla İzmir) başlıyor. Hani şu bizim zamanımızda ortaokul - lise Türkçe kitaplarındakiler gibi. Gelgelelim öyküler tamamen soft erotik. Edebi kaynakların çoğunda, fularlı abiler "yazar burada taşralı kadınların acılarını, yaşadığı baskıları, cinsel dünyalarının karanlığını..." diyerek methiyeler düzmüşse de 
ben aynı olgunlukta değilim maalesef. O yorumları okumasam hayatta da aklıma öyle bir yorum yapmak gelmez. Kaldı ki  uygulamada her yerde kitabın müstehcen yönü ön planda. Hatta öykülerden birisi kitapla aynı isimde filme çekilmiş, filmin konusu, google görselleri ortada... 

Hikayelerin çoğunda bir punduna getirip, kocasını aldatan kadınların öyküleri, çoğu zaman kadınları haklı kılan gerekçelerle anlatılıyor. Dahası kocalarının anlayışları, sevgilerinin büyüklüğünden affedişleri dikkat çekiyor. Ha bir de hiçbir öyküde çirkin kadın yok. Hepsi birbirinden güzel. 

İlk hikayeler aşırı itici olsa da sonraki hikayelerde seviye giderek yükseliyor. Müstehcenlik azalırken, anlatımın güzelliği, konunun derinliği ön plana çıkıyor. İlk öykülerde durum iyice vahim. "İğneci" diye öykü var be. Hem gerçek hem mecazi anlamıyla adam iğneci. Öte yandan insanımızın "başkasına verir talkımı, kendi yutar salkımı" anlayışı masaya yatırılmış diyebilirim. Başkalarına ahlak dersi verip her türlü ahlaksızlığı yapanlardan da bahsedilmiş. Kimseye yakalanmadıkça istediğiniz yapmak serbest. Ayrıca medyada çok az bahsedilen, çocuk gelinlerden (ki bu konudan da bahsedilmiş) tartışma sırası gelmeyen çocuk damat konusuna bile taa o yıllarda (1969) değinmesi başarılı.

 Diline, anlatımına diyecek bir söz yok. Zaten yazarın dil konusundaki başarısı adama diz çöktürecek cinsten. (ekşi sözlük narkissos'tan alıntı: tdk nın türkçe sözlüğünde 793 örneği olan kişi)Sanki tdk'nın temelleri Necati Cumalı'nın kelime hazinesi üzerine kurulmuş gibi. Bu kelimeler hangisidir bilmesem de, bu kitaptaki öykülerinde "hatırlamak, aklından geçmek, gözleri önüne gelmek" gibi anlamlarda kullandığı "ansımak" kelimesine hayran kaldım. 

Özellikle Halim Gelecek, Uzun Bir Gece ve Aylı Bıçak isimli öyküleri beğendim. Taşra tasvirleri kusursuz olmakla birlikte sık sık bahsedilen "poker oynama" konusuna takıldım. O yıllarda poker bu kadar popüler bir oyun muydu ki?


Cumhuriyet Kitaplarından çıkan kitap dizgisi, baskısı, imlası ile kusursuz. Kitabın kapağında ay ışığı altında uyku tutmadığı için sahilde kayaların üstünde çırılçıplak oturan bir abla var. Üşütecek Allah korusun. Son olarak yazarın 2001 de ay tutulmasının olduğu bir günde vefat etmiş olması da enteresan bir ayrıntı olarak burada dursun. Ancak yine de denk gelirse bir göz atın, illa okuyacağım diye uğraşmayın diyeceğim bir kitap.






Kitabının özeti, kitabı nasıl, iyi midir, okumalı mıyım, tavsiye, öneri, indir, konusu ne, kim yazmış çok satanlar mutlaka oku kim yazdı kitap roman öykü, ay büyürken uyuyamam, müstehcen, erotik, öyküler Necati cumalı okusanda olur okumasan da




0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1