15 Ocak 2015 Perşembe

Marslı

Orjinal isim: The Martian
416 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 13 x 21 cm 
İstanbul, 2014
 "O, dünyanın en ünlü adamı, sorun şu ki, Dünya da değil"



İthaki Yayınları bu kitap için yeri göğü (neredeyse Mars'ı) o kadar ayağa kaldırdı ki, bir ara bu kitabı almayanı dövecekler sandım. Trendleri yakalamaya çalışan çaylak bir blogger olarak benim de bu tufana katılmamam imkansızdı netekim. Aldım, okudum. Diğer okuyanlar kadar ayılıp bayılmadım ama fena da değil. Sadece İthaki'nin çok daha güzel kitapları var. Bu kadar reklam haketmediğini söyleyebilirim. 



Evvela kitabın ilk sayfasında yazara bastım küfrü. Meğersem yazar kitabı baştan internette parça parça yayınlamış, sonradan tutunca kitap olarak basmaya karar vermişler. Vay babanın kemiğine, biz hala bloğumuz keşfedilsin diye kendimizi yırtalım, hasbelkader bir yayınevi, yazımızı retweetleyince sevinçten deliye dönelim. Kadere bak. Tam emin değilim, sallıyorum ama yazılım mühendisi olan yazar eğer Nasa çalışanı değilse, kafayı Nasa projeleri ile yemiş bir nerd. Bu kadar teknik bilgi ve verinin başka bir açıklaması olamaz.


Kitap her şeyden önce, bir Marsta hayatta kalma rehberi. Elim bir kaza sonucu Marsta öldü diye bırakılan astronot Mark Watney'in yaşam mücadelesine tanık oluyoruz. Mark, yaptığı herşeyi, kendi üslubuyla solu soluna (1 Sol=24 saat 39 Dakika) Uzay Yolu'ndan aşina olduğumuz kaptanın seyir defteri gibi bir yere kaydediyor. Lakin Mars'ta hayatta kalmak kolay değil. Çişe gitmek bile başlı başına bir macera. 


Doğal olarak karakterin sinirleri bozuk. Gerginliğinden ileri gelen esprili bir bakış açısı var. Bulunduğu ortamla sürekli tşk geçiyor. (aklınıza kötü bir şey gelmesin Mars'ta zorlu durumlarla başa çıkmak anlamında kullanılan bir deyim bu) Bu da anlatımı eğlenceli kılıyor. Ama şu altta gördüğünüz Selçuk Erdem karikatürü kadar da değil. Çok şey beklemeyin. Adamımız Mark, yer yer Marslı Crusoe, yer yer Marslı bedevi konumunda. İyi haber, Marsta yaşayan tek canlı Mark, ayı yok. Ancak, tüm bu olumsuzluklara karşı en ağır küfrü "Siktir". Bu pek inandırıcı değil. Ha bir de 549 sol boyunca tek başına yaşayan bir insanın da kafayı yemeden, son saniyeye kadar sağlıklı kararlar alabilmesini de saçma buldum. 


Mark'ın geri dönüş mücadelesine bir müddet sonra Nasa'da katılıyor. Ortalık iyice şenleniyor. Formüller, yıldız haritaları, compüterler havada uçuşuyor. 


Ne demiştik... Detay... Çıldırmak işten bile değil. 


Mars'ta geçen bölümlerde atmosfer arıtıcının temel çalışma sistemlerinden, yüzey araçlarının hangi yağı kullandığına kadar her türlü detay var. Hatta o kadar ki yeterli ekipmanla evde kendi imkanlarımla su yapabilecek teknik bilgiye sahibim. (Şaka diyorum, bu tarif  için Mars atmosferi lazım. Atmosfer varsa gerisi kolay) Belli bir seviyeden sonra roman Lise 2 fizik, kimya kitaplarına dönüyor. Kısa bir alıntı: 
 " Hava kilidinin hacmine iki metreküp diyelim. Şişmiş GDF elbisesi muhtemelen bunun yarısını kaplıyor. Yani 1 metreküpe 0.2 atmosfer eklemek beş dakika sürdü. Bu 285 gram hava demek oluyor (hesabına güvenin). Tanklardaki hava metreküp başına yaklaşık bir grama denk geliyor, yani ben şimdi 285 mililitre kaybettim.  Üç dolu tank toplamda 3000 mililitre ediyor. Bunların çoğu hava kilidi hava kaçırırken, kaybolan havanın açığını kapatmak için kullanıldı. Ayrıca nefes almam karbondioksite dönüştürdü ve bu karbondioksitte elbisenin COfiltreleri tarafından yakalandı.  Okumaları kontrol ettiğimde 410 mililitre oksijen ve 738 mililitre nitrojenim olduğunu görüyorum. İkisi toplamda hemen hemen 1150 mililitre ediyor. Bunu her dakika kaybettiğim 285 mililitreye böldüğümde...." diye gidiyor. 

Çeviri bence iyi. İthaki bu kitabında yazım ve imla yönünden çok eleştirilmiş ama ben çok kayda değer bir hataya rastlamadım. Hiç yok değil var. İthaki'nin diğer yayınlarına göre fazla olsa da çoğu yayınevinden de iyi durumda. Kitabın kapağı, sadece içerikle ve Mars yüzeyi ile uyumlu.  Hatta kapak içleri bile aynı renk. Pek rasladığım bir şey değil. İnce detay ve ben beğendim. Gelelim arka kapağa... Scalzi'den, Simmons'a, Brigitte Bardot'tan Fenerbahçeli Cemil'e herkes övgüler yağdırmış. İçinizde "oha" demek geçebilir, kendinizi tutmayın. Zira, başta yine İthaki'den çıkan Yaşlı Adamın Savaşı olmak üzere çok daha iyi uzay romanları var.

Kitabının özeti, kitabı nasıl, iyi midir, okumalı mıyım, tavsiye, öneri, indir, konusu ne, kim yazmış çok satanlar mutlaka oku kim yazdı kitap roman Marslı Andy weir uzay bilim kurgu




0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1