26 Şubat 2015 Perşembe

Tanios Kayası

“Yürekten istediğin ve gerçekleştiğinde mutluluğa boğulacağın bir dileğin varsa, onu yerine getirmesi için Tanrı’ya yalvarırsın. Ama bu işi nasıl yapacağını ona emredemezsin


Arada bir popüler kültürden kurtulup, klasik kıvamında bir şeyler okumak güzel oluyor. Karımın 2014 Tüyap Kitap Fuarından aldığı Tanios Kayası bunlardan biri. (Kendime not: Ara sıra da olsa hanım sözü dinle. Ek not: Ama bunu alışkanlık haline getirme)

Yazar, yine usta olduğu bir konuda, Doğu’dan bir hikaye ile karşımızda. Her ne kadar uçan halılar, lambadan çıkan cinler olmasa da, tam anlamıyla masal tadında bir kitap. Ayrıca yazarın okuduğum diğer kitapları’na göre içlerinde en derli toplu, en rahat anlaşılır, kolaylıkla konsantre olunabilir bir olay örgüsüne sahip.

Yazar, olayı üçüncü kişinin ağzından anlatmak yerine, hikâyeyi anlatacak bir karakter kurgulamış, hoş olmuş. Hikâye bu ya, adı verilmeyen anlatıcımız, köyünün tarihini araştırmaya karar veriyor ve köyü hakkında yazılan bir kaç tarihçeden okuduklarını, dedesinin bir arkadaşının anlattıklarını ve diğer araştırmalarını derleyerek bize aktarıyor. 

Kitaba ismini veren Tanios, Kfaryabda köyünün Şeyhi Francis'in kâhyası Gerios'un oğlu. Ancak kitabın sonuna kadar acaba Şeyh'in oğlu olabilir mi sorusu gündem de tutuluyor. Lakin asıl mevzu bu değil. Tanios'un doğumundan itibaren, Mısır Paşası ve Osmanlı Padişahı arasındaki çekişmelerin köylülerin ve Tanios'un hayatı üzerindeki etkileri anlatılıyor. İsyankâr ve asi genç Tanios’un inatçılığı bir köyün kaderini değiştirecektir. Kaya’nın hikâyesini öğrenmek içinse kitabı sonuna kadar okumak zorundasınız.

1840’lı yıllarda Mısır Paşası Mehmet Ali Paşa, Osmanlı ile anlaşmazlık halindedir. Ancak Mısır üzerinde hak iddia eden tek ülke Osmanlı değildir. Dinler arası çatışmalar, din adamlarının kendi çıkarlarını kollarken yaptığı haksızlıklar, daha o zamanlardan başlayan Ortadoğu planları. Hepsi, harikulade bir anlatımla sunulmuş. Hele bir süre firari yaşayan Tanios’un tanıştığı Gürcü cariye ile olan bir sevişme sahnesi var ki, bir sevişme sahnesi ancak bu kadar pornografiden uzak, ancak bu kadar muhteşem anlatılabilir.
 
Kitabın sonuna kadar Kfaryabda’nın (bu arada çok zor bir isim bu yahu) Amin Maalouf’un gerçek köyü olduğunu, anlatıcının yazarın kendisi olduğunu düşündüm. Değilmiş… Bu konudaki açıklamalar kitabın sonunda verilmiş.

Orijinal ismi Le Rocher de Tanios olan kitabın, elimde YKY’nin 36. baskısı mevcut. Ön kapak standart YKY işi. Siyah çerçeveli… Çerçevenin içinde bir kayalık resmi var. Kayalığın parıldayan sarı sıcak rengi insanın içine işliyor. Ha bir de; kitabın içinden kapak resmi ile bezeli küçük bir ayraç çıktı. İlk sayfa da yazar ve çevirmenin kısa bir özgeçmişi mevcut. Çeviri demişken, çeviri müthiş. Sadece köy olduğu söylenen Kfaryabda’nın köyden çok, derebeylik, sancak ya da kale şehir gibi bir yer olduğunu düşünüyorum. Ama emin de değilim.


YKY, her ne kadar arka kapakta "seven bir kadın Lamia, otoriter ve çapkın bir Şeyh, aşk, nefret, ihanet ve tabi kii melodrammmm, üç perdeeee" tadında bir yazı kullansa da bu tanıtım, kitabın içeriğine hakaret. Lamia’nın Tanios'u doğurmak gibi önemli bir etkisi var ama abartılacak bir katkısı yok bence. Hele ki Gerios dururken esamisi bile okunmamalı. Kaldı ki kimsenin gölgesine sığındığı falan da yok. Ha bir de Esma denmiş. Esma denen kızın koca kitapta üç satır diyaloğu yok. Hem Esma kim be? Kıbrıs’daki handa adeta peri padişahının kızıymışçasına anlatılan portakal kokulu kızın yanında Esma kim ki? Güzelim kitabı yerli dizi fragmanıyla lanse etmekle ayıp etmişler. 


Kitabının özeti, kitabı nasıl, iyi midir, okumalı mıyım, tavsiye, öneri, indir, konusu ne, kim yazmış çok satanlar mutlaka oku kim yazdı kitap roman  amin maalouf, semerkand, tanio kayası, pdf, 




0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1