29 Eylül 2015 Salı

12. Gezegen - Zecharia Sitchin

Bir zamanlar dünyamızda yaşamış olan üstün bir ırkın varlığını açıklayan son derece şaşırtıcı kanıtlar, artık gün ışığına çıkıyor. Yıldızlardan gelen yolcular yüz binlerce yıl önce dünyamıza gelmiş ve en sonunda dikkate değer bir türü ortaya çıkaracak genetik tohumu ekmişti… yani insan.

12. Gezegen, çoktan beri merak ettiğim, gökten gelen tanrılar, düşen melekler ve dünya üzerinde aklımın almadığı bazı şeyleri biraz daha anlaşılır kılmak üzere Mehmet Mollaosmanoğlu tarafından tavsiye edildi. Yıllar önce okuduğum ve hayran kaldığım Tanrıların Arabaları kitabının ardından ufkum iyice açıldı.

Gezenler bilir, eski Roma ve daha öncesine ait kentler birçok açıdan günümüz kentleri ile aynı medeniyet seviyesinde. Hatta imar açısından çok daha iyi durumda olduğu bile söylenebilir. Hep böylesi bir uygarlığa nasıl ulaşıldığını, sonra ne olup da yok olduklarını merak ederdim. Sadece bu kadar da değil; tuhaf bir adamım, bilim kurguya aşinayım, çizgi romana hayranım. Mesela bugün duvarlara yapışan bir adam görsem hiç yadırgamam, ne bileyim biri ışınlanmayı bulduk dese, ilk tepkim “ehh, artık zamanı gelmişti” olur. Hani Mars'ta su bulundu ya, tertemiz bir abdest alıp, iki rekât namaz kılamayacak olduktan sonra neye yarar, umurumda değil. Ama tarlada saçma sapan duran buğdayı, kurutup, öğütüp un yapmak, undan hamur, hamuru mayalayıp ekmek yapmak kimin, nereden aklına gelir deli gibi merak ediyorum. Aynı şekilde, affedersiniz tavuğun makatından çıkan yumurtayı “ben bunu suda kaynatsam ne güzel olur” diyen ilk adamın kim olduğunu da... (Bu noktada araya girip kabak, enginar, pırasa gibi sebzelerin evrimin bir yerinde unutulduklarını, aslında yenmeleri için bir işlemin daha gerektiğini, ancak henüz keşfedemediğimiz için bu halleri ile yemeye çalıştığımızı düşünüyorum) Neyse, işte başta benim bu saçma sorularım olmak üzere, daha pek çok mantıklı bilinmeyene sayısız cevap bu kitapta.

Şaka bir tarafa temel olarak bakıldığında, kitap dünyamızın çok ama çok uzun zaman önce Nefilimler adı verilen bir ırk tarafından sömürge gezegen olarak seçildiğini, uzun süre dünyamızda faaliyet gösterdikten sonra, ağır işlerde kullanmak üzere insan ırkını yarattığını ve sonra çeşitli nedenlerle Tanrı Enlil'in bizden kurtulmak isterken kardeşi Enki'nin bizi nasıl savunduğunu anlatıyor. Yazılı tarihin Sümerliler ile ortaya çıkmasından öte, dünya üzerinde ilk yaratılan insanların (homo sapiens) bizzat Sümerliler olduğunu öne sürüyor. Bunu ispatlamak için tabletler (ipad değil, kil tablet), kazılar, Eski Ahit, Tevrat ve İncil gibi kitaplardan yararlanıyor. Ayrıca tanrı, adak, ibadet gibi kavramların ne şekilde ortaya çıktığı, insana tarımı, hayvan evcilleştirmeyi kim, nasıl öğretti bunlardan da bahsediliyor. 

Görüldüğü üzere ilk önce Yahudi ve Hıristiyanlığın dini kitaplarını gerçek olarak kabul etmek gerekli gibi görünüyor. Ancak yazar bunları öyle bir potada eritiyor ki, sık sık şu soru aklınıza geliyor; “Bu kitaplar Nefilimler tarafından mı yazdırıldı, yoksa gerçekten Yaradan'ın ayetleri mi, yoksa eski bilgilere ulaşmayı başaran ve peygamber olduğunu iddia eden birilerinin derlemesi mi?” Kesin cevabın ucu şimdilik açık. Bu arada kitap boyunca tanrı ile kastedilenin uzaylılar olduğunu ve bizim anladığımız anlamda bir yaratıcının şimdilik konu dışında bırakıldığını da not düşelim.  Diğer bir deyişle “bizi uzaylılar yarattıysa, peki o zaman uzaylıları kim yarattı” goygoyu için henüz erken.

Başlarken ağır bir dünya tarihi anlatısının ardından roket insanlardan bahsetmesi ile kitap gerçekten ilginçleşiyor. İddialar ve kanıtlar gerçekten şaşırtıcı. Örneğin daha M.Ö 350'ler de Sümerlerin asfalt kullandığını öğreniyoruz. Şimdi ben 2015 yılında Babaeski’nin Övenler Köyü ile Uzunköprü'nün Turnacı Köyü arasında asfalt yol olmadığını bilirken buna nasıl inanayım. Gerçekten zor. Çivi yazılarına yüklenen anlamlar, tabletlere kazınan resimlerin açıklamaları ve tüm bunların bir yandan da modern bilimlerle desteklenmesi gerçekten çok büyüleyici. 

Gösterilen kanıtlar gerçekten şaşırtıcı. Bahsedilen konular bir kaç kişi tarafından daha ispatlandığı, tekrarlandığı takdirde yaşadığımız dünya üzerindeki her şeyin değişmesini gerekecek bilgiler var. Nuh tufanına kadar, dünya üzerinde Nefilimler tarafından roket fırlatma rampaları, telsiz ve radar istasyonları, genetik laboratuarları olduğuna dair tabletler, çivi yazıları mevcut. Benim en çok dikkatimi çeken tüm bunlardan bahsedilirken elektrik ile ilgili bir detay verilmemesi idi. Belki sonraki kitaplarda bahsedilecektir.

Şunu da belirtmeliyim ki, bu kitabı okuyunca semavi dinlerdeki yaratılış hikâyesini kökten reddedebileceğiniz gibi, kendi inanç pencerenizden bakarak “bunların hepsi zaten Kuran'da yazıyor” diyenlere de rastlamanız olası. Zira dünyaya inan bu ırkı Nefilimler olarak kabul etmenin yanı sıra, Kuran penceresinden  bakarak bu tanrıları yoldan çıkan kavimlere iyiyi doğruyu gösteren, ekin ekmeyi, demir dövmeyi öğreten ve sayıları 124.000 olan peygamberlerle de eşleştirebiliriz. Görünen o ki daha bir kaç yüzyıl boyunca bu kitapta anlatılanlara tamamen objektif bakabilmenin mümkünü yok.

Sen nasıl hayvanların korunması için şefkat ve sevgiye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorsan, insan denen varlığa da benzer şefkati duyan daha üst varlıklar var. Nasıl bir köpek, hayvanları koruma derneğinden habersizse sen de insanları koruma derneğinden habersizsin; al sana işte küçücük bir zihin oyunu. (Ataerkil - Mehmet Mollaosmanoğlu)

Kendi açımdan, merak ettiğim Mısır tanrıları, Yunan tanrıları ve İskandinav tanrıları üzerine pek çok şey mantığımın sınırlarına oturdu. Kuran okurken kafama takılan Hz. Lût'un misafirleri ile ilgili bir konuya çok güzel bir cevap verdi. En güzeli -daha birincisini yazamamış bile olsam da- ikinci kitabım için bana bir fikir verdi. Ve elbette ki Mehmet Mollaosmanoğlu'nun kitaplarının pek çoğunu çok daha kolay anlaşılır hale getirdi. Ayrıca Sümerce şamaim (gökler), şamaş (yüksekte olanlar) gibi kelimelerin bir sonraki ilgi alanım olan Orta Asya Türkleri ve Şamanizm ile bağlantılı olabileceği hususu dikkatimi çekti.

Ruh ve Madde Yayınlarından çıkan kitap, şu an piyasada yok. Uzun aramalar sonucu ikinci el olarak buldum. Serinin ikinci kitabı “Göklere Merdiven”i bulmak için şimdiden aramalara başladım ama ses yok. Rastlayan olursa sevinirim. Bu arada yazmasam objektifliğime gölge düşer. Kitabı ararken bana şu siteyi de tavsiye ettiler. Sitchin'in iddiaları kadar, hataları olduğunu da iddia edenler var. Kime inanacağınız size kalmış. Kapak sade ve gösterişsiz. Kapaktaki resmin yorumu içeride mevcut. Resim demişken, bulduğum kitap korsan olabilir mi bilmiyorum ama iç sayfalardaki resimlerin baskısı çok kötü. Çoğu detay anlaşılmıyor. Bir de kitabın sonuna Zecharia Sitchin'in herhangi bir kitabının reklamı yerine hemen bir sonraki kitabın tanıtımı yapılsa daha iyi olabilirdi.

Kısaca hayatınızın yol haritasını değiştirmeye aday bir kitap. Esprili yaklaşmam, inanmamın verdiği gerginlikle alakalı. Yoksa dalga geçmek gibi bir amacım yok. Benim gibi hayatın anlamını merak edenler,  bazı şeyleri mantığı almayanlar kesinlikle okumalı.

Kitabının özeti, kitabı nasıl, iyi midir, okumalı mıyım, tavsiye, öneri, indir, konusu ne, kim yazmış çok satanlar mutlaka oku kim yazdı kitap roman, kitabının konusu, uzaylılar, sümerler, tanrılar, 12. Gezegen, anunaki, piramitler, insanı kim yarattı, zecharia sitchin, pdf oku, pdf indir

3 yorum:

  1. Bu kitaba hemen ulaşmak istiyorum.

    YanıtlaSil
  2. Yeni baskısı yok. Eskicileri talan etmek zorundasınız. İşin Kötüsü, serinin bir sonraki kitabı Gökyüzüne Merdiven, eskicilerde bile yok.

    YanıtlaSil
  3. Scripd den buldum. Umarım basılı yayın olarakda el altında tutabilirim.

    YanıtlaSil

 
UA-57355180-1