17 Şubat 2016 Çarşamba

İskit - Murat Başekim

kitap yorumu, gio, eleştiri
Hiç kimsenin hikayesi, olmadığı gibi görünmemeli.

Hiçbir şekilde, hatta 2015 Gio En İyi Roman Ödülünü kazanmış olmasına rağmen okuma listemde olmayan İskit’i değerli büyüğüm Mehmet Mollaosmanoğlu’nun tavsiyesi üzerine okudum. Yalan yok ilk 100-150 sayfa boyunca okuduğuma okuyacağıma pişman oldum, Taviye edene de birinci seçene de hayret ettim. Lakin işin aslı öyle değilmiş.

Romanın bence en iyi yanı milattan önceki Türk (ya da Türklükle ilişkilendirilen) kavimleri konu alması. Yaşayışları, örf ve adetleri üzerinde detaylıca bir inceleme yapılmış. Doğru tahmin ediyorsam ünlü tarihçi Heredot’un kitaplarından faydalanılmış. Oba yaşantısı, bozkır savaş taktikleri, komşu kavimler, hatta hiçbir Türkçe kaynakta bulunmayan Androphagi’ler, Oir-pata’lar çok iyi işlenmiş.


deneme


İskit’lerin Uti boyuna mensup hikayeci Od, hayatını akranları gibi öldürmeye, avlanmaya değil de hikaye dinlemeye ve anlatmaya adamıştır. Ancak bir gece kabilesi Sarmat’ların saldırısına uğrar. Korkaklığı ile canını kurtaran Od, yine bir İskit kabilesi olan Passian’ların yanına sığınır. Ancak Passian’lar, avlanmayı, dövüşmeyi, öldürmeyi bilmeyen, işe yaramaz hikayeler anlatmaktan başka hiçbir zanaati olmayan bu miskin adamı hiç de hoş karşılamayacaklardır. Od içindeki hikayeciyi doyurmak için İskit yanını uyandırmak zorundadır. Kitap boyunca düzene uymakla, doğasına uymak arasında seçim yapmak zorunda kalan Od’un ikilemlerini görüyoruz. Kitap boyu gerçek ile yalanın, et ile hikayenin kavgası sürüp gidiyor.

kitap yorumu, gio, eleştiriYukarıda da dediğim gibi kitabın başlangıç kısmı benim açımdan sıkıcıydı. Mollaosmanoğlu’nun tabiriyle bol betimlemeli, benim tabirimle bol virgüllü, bol sıfat tamlamalı anlatım, okuma şevkini azaltıyor. Ancak daha sonra Karate Kid kıvamındaki talim süreci ve sonrasında gelen maceralar keyfinizi arttırıyor. Hele ki son bölümün konuya bağlanışı enfesti.

Kitapla ilgili bir uyarım var. Mümkünse vejetaryenler, hatta midesi biraz hassas olanlar bile okumasın. Zira kitap boyunca et, çiğnemek, et, kaynayan et, fokurdayan ilikler, sıyrılan kaburgalar,   yay yapılan bağırsaklar, et, et, et gırla gidiyor. Ben ki çiğ ete bile ağzım sulanır; benim bile midemin ağzıma geldiği yerler oldu, haberiniz olsun.

Savaşçılar ise, sadece Şimdi’ye bakardı. Onlar, olmuş veya olacak olaylarla değil, o an olmakta olan olaylar ile ilgilenirlerdi. Yaşanan anlara dikkat kesilirdi onlar; tepkileri anlık gelişirdi. Ondandı ki Opea, yaşadığı azap ve işkence dolu günleri unutacaktı. Yeni anlar gelecekti önüne. Geçmişe fazla kafa yormayacaktı. Hikayeci değildi çünkü o. Tarihçi değildi. Yalanlar veya yaşanıp yalan olmuş hayalleri düşünüp hatırlamayacaktı. Savaşçı idi çünkü.

Kitabın kapağında bir İskit savaşçı, kitapta ayrıntıları ile okuyacağınız “Ayrılık Atışı” yaparken resmedilmiş. Resmin altında klas bir yazı karakteri ile İskit yazılmış. Arka kapak yazılarının tamamının büyük harfle ve nu adar büyük fontla yazılmasını beğenmedim. Bir de yayınevinin logosu kapağın zemin renginde kaybolmuş.

Temelde sevmediğim bir anlatım tekniği ile yazılmış olsa da sonlara doğru akıcı, köklerimiz hakkında bilgilendirici ve evet, bence kaliteli bir kitap. Kim bilir,  belki asıl sorunum yeterince yerli yazar oku(ya)mamaktır. Belki de Türk Edebiyatı bol virgülle yazılan bir anlatıma sahiptir ve ben buna alışık değilimdir. 

   Kitabın Künyesi 

Ø  Orijinal Adı: İskit
Ø  Yayın tarihi: Şubat 2014 (İlk Baskı)
Ø  Yazar: Murat Başekim
Ø  Ebat: 13 x 21 cm
Ø  Sayfa: 366
Ø  ISBN: 9786055002039
Ø  Goodreads Puanı: 4.06




0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1