Her kötünün içinde bir iyilik,her iyinin içinde de bir kötülük vardır. İnsan sadece görmek istediğini görür.

15 Ekim'den itibaren tüm kitap satış noktalarında

Geziyoruz biz

Hep okuyacak değiliz ya


23 Ekim 2016 Pazar

Vahşetin Çağrısı - Jack London



köpek, kuzey kutbu, pdf. özet
Sürekli uyanık olmak şarttı çünkü buradaki köpekler ve insanlar, şehir köpeği ve insanı değillerdi. Yabaniydiler; sopanın ve dişin yasasından başka yasa tanımayan vahşilerdi.


Bu da bende adet oldu. Tıpkı geçen yılki Edirne Kitap Fuarından, Beth Revis'in Evrenin Ötesi Üçlemesi serisinin ilk kitabı yerine yanlışlıkla son kitabını aldığım gibi, bu yıl da ne zamandır aklında olan Beyaz Diş yerine aynı yazarın Vahşetin Çağrısı isimli kitabını aldım. Lakin pişman değilim. Demek ki daha Beyaz Diş okumanın zamanı gelmemiş. Vakt-i zamanı geldiğinde onu da alıp okuyacağım.

Aslında gerek bu kitabı, gerekse Beyaz Diş'i ilkokul yıllarımda oturduğumuz evin karşısındaki kütüphaneden alıp okumuştum; hayal meyal hatırlıyorum. İkisi de ilk-ortaokul düzeyindeki çocuklar için harika kitaplar. Ah! Sanırım birde benzer kategoriye sokabileceğimiz, sonu biraz dramatik olsa da, çocuklara köpek sevgisini sonuna kadar aşılayacak "İhtiyar Sarı" vardı. İlginçtir, bu kitabın hali hazırda satışı yok, kim bilir belki adı değişiktir. Orijinal adı Old Yeller…

kitap yorumu, özeti, pdf, kurt
Kitaba dönersek, baştan sona bir köpeğin gözünden anlatılmış. Bu açıdan yazarın korkunç bir empati yeteneği olduğundan bahsedebiliriz. Saint Bernard  bir baba ve İskoç Çoban Köpeği bir anneden dünyaya gelen Buck, zengin bir çiftlikte gününü gün etmekte, dilediğince keyif çatmaktadır. Ama bir gün çiftliğin kötü niyetli çalışanı Manuel tarafından başkasına satılınca işler değişir. Bu noktadan sonra kızak köpeği olan Buck'ı, soğuk, zorlu, vahşi ve sadece yeterince zeki ve güçlü olanların ayakta kalabildiği bir hayat beklemektedir.

O küçük yabaniyi, o canlı et parçasını kendi dişleri ile öldürmek ve burnunu gözlerine kadar sıcak kanın içine sokmak için sürüsünün başında akıp gidiyordu.

Rus klasikleri kadar olmasa da, kesinlikle kar ve buzu iliklerinizde hissedeceğiz bir anlatımı var. Bolluk içinde yaşayan zengin köpeği Buck'ın, adım adım vahşileşmesini birebir yaşıyorsunuz. Kimi yerde öyle gerçekçi tasvirler var ki, avuçlarınızın Buck'ın tüyleri arasında gezdiğini hissedebiliyorsunuz.

Piyasada onlarca değişik edisyonu olan kitabın ben İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan baskısını okudum. Modern Klasikler adını verdikleri serinin 6. kitabıymış. Bence böyle bir dizi varsa, kitabın sonunda bu dizinin sıralı tam listesi de olmalıydı ama maalesef yok.bu nedenle seri kaç kitaptır, diğer kitaplar hangileridir (biri Beyaz Diş muhtemelen) bilmiyorum.

kitap yorumu, özeti, pdf. köpekYanlış yazılmış sadece bir kelime gördüğüm kitabın çevirisini beğendim. Hurdahaş, hayırhah gibi unutulmaya yüz tutmuş kelimelere yer verilmiş. İmla kurallarında her ne kadar sıkıntı hissetsem de bu konuda kesinlikle iddialı olmadığımdan not almadım. Bunun dışında, kapak resminde gözlerinizin içine bakan yaratığın, kitapta bahsedilen Buck ile uzaktan yakından alakası yok.


Arka kapaktaki biyografiden anladığım kadarıyla kısa bir ömrü olan yazarın 1903 yılında yazdığı ve ilk kitabı olan Vahşetin Çağrısı, yıllar sona bile değerinden bir şey kaybetmeyecek, güzel bir kitap. Yavaştan kırk yaşına yaklaşan biri olarak, neredeyse çocukluğumda aldığım hazzı tekrar aldım; tavsiye ederim. 
kuzey kutbu



Orijinal Adı: The Call Of The Wild
Yayın tarihi: Ocak 2016 (7. Baskı)
Yazar: Jack London
İngilizce'den Çeviri: Levent Cİnemre
Ebat: 12.5 x 20.5 cm
Sayfa: 112
ISBN: 9789944887632
Goodreads Puanı: 3.81

16 Ekim 2016 Pazar

Sessiz Kız - Tess Gerritsen



polisiye, rizzolli, isles
Ölü adamın yüzü dikkat çekici değildi; burnu son derece sıradandı, ağzı sıradandı, çenesi sıradandı. Sokakta yanından geçseniz hemen unutacağınız bir adamdı.

Tess Gerritsen okumayalı epey olmuştu. Şöyle bir blog arşivine bakıyorum da; neredeyse bir yıl. En son Diriliş'i okumuşum. Yazarın sadece Rizzoli and Isles serisini takip ediyorum. Sanırım buna bir son verip diğer kitaplarına da bakmalıyım. Ancak sıralamayı karıştırmışım. Bir hata yapmadıysam bu macera, kronolojik olarak daha önce okuduğum Buz Gibi Soğuk'tan sonra, Sona Kalan'dan önce geçiyor. Bu vesile ile bir liste çıkarırken, serinin okumadığım üç kitabı daha olduğunu fark ettim. En kısa sürede bu üç kitap da blogda yerini alacak. Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles serisi 11 kitaptan oluşuyor ve yayınevleri karışık olmakla birlikte şu sırayı takip ediyor; Cerrah, Çırak, Günahkâr, İkiz Bedenler, Siliniş, Mephisto Kulübü, Ruh Koleksiyoncusu, Buz Gibi Soğuk, Sessiz Kız, Sona Kalan, Diriliş.

Çoğu Tess Gerritsen kitabında olduğu gibi, önce asıl hikâyeye etkisi çok sonra ortaya çıkacak, son derece merak uyandırıcı bir giriş bölümü ile karşılaşıyoruz. Sizi bilmem ama ben kitabın sonlarında doğru bu bölümü bir daha okuyup, bırakılan ipuçlarını bir daha gözden geçiriyorum.

gerilim, kitap yorumu, özeti, pdfÇin Mahallesi'nde bir sokakta önce kesik bir el, sonra sokaktaki bir binanın tepesinde ise elin ait olduğu bir kadın cesedi bulunur. Tüm işaretler aynı mahallede yıllar önce yapılan bir katliamı işaret etse de, bu dosya Boston polisi için çoktan kapanmıştır. Ancak katliamda ölenlerin yakınlarından biri aynı fikirde değildir. Rizzoli gerçeğin peşindeyken bir yandan hayaletler, bir yandan da Çin efsaneleri ile mücadele etmek zorundadır.

Kitap kesinlikle müthiş bir polisiye. Hani şu "elinizden bırakamayacaksınız" dedikleri türden. Serinin pek çok kitabının aksine bu kez Dedektif Jane Rizzoli'nin etrafında kurgulanmış. İç içe geçmiş ama son derece rahat kavranan kurgusu ile kesinlikle sürükleyici.

Bize atalarımızdan kalan, üstüne titrediğimiz kutsal emanetlerin hemen hepsi sahtedir.

Kitabın bir yerinde, Amerikan polisiyelerinde (kitap/dizi/film) benzerlerine sık sık rastlanan, beni her zaman hayretler içerisinde bırakan bir detay var. Kahramanlarımız boğazının kesici bir aletle kesildiğinden şüphelendikleri bir cesedin boynundan, malum kesici alete ait olabileceğini düşündükleri bir metal parçası bulurlar. (hem de milimetrik ölçülerde) Çekici dedektifimiz Jane Rizzoli ağzımı açık bırakan şu tepkiyi verir: "Yani metali analiz edebiliriz, o bıçağın imalatçısını bulabiliriz."

gerilim, polisiye, kitap yorumu, pdfYahu, nasıl bir dünya, nasıl bir ülke orası? Ne tür bir teknolojiye sahipsiniz? Öyle bir ortamda polislik yapmaktan kolay ne var? Bundan bir sonrası adamı diriltip, 'seni kim öldürdü' diye sormak zaten. Tamam, biz kısmen üçüncü dünya ülkesiyiz, bazı şeylerden mahrumuz ama bir milletin yokluğuna bu kadar da hakaret edilmez ki! Lafa bak. Bıçağın parçasından imalatçısını bulacaklarmış. İmalatçıda da o bıçağın kime satıldığının kaydı vardır. Hooop… Acar dedektif Rizzoli katili yakaladı. Yakalar tabi. Biz de olsa bırak milimetrik parçayı, bıçağın kendisini cesede saplayıp bıraksalar, ulaşacağın tek bilgi Made in P.R.C. olur; oradan da Aliexpress'e mail atarsın. Lakin onların da gülmekten vakit bulup, cevap yazabileceklerini hiç düşünmüyorum.  

Kesinlikle diğer yayın evlerine göre (bu seri açısından) çok daha iyi bir iş çıkaran Doğan Kitap'ın kapak tasarımı etkileyici. Dost Körpe'nin çevirisi muazzam. Çeşitli ortamlarda 'Tess Gerritsen'in en iyi romanlarından biri' olarak bahsedilen Sessiz Kız, kesinlikle bu övgüyü hak ediyor.


Not: Bu arada o milimetrik parçadan hiçbir şeye ulaşamadılar. İçiniz rahat olsun. 
japonya, gerilim, polisiye



Orijinal Adı: The Slient Girl
Yayın tarihi: Ekim 2015 (9. Baskı)
Yazar: Tess Gerritsen
İngilizce'den Çeviri: Dost Körpe
Ebat: 14 x 23 cm
Sayfa: 280
ISBN: 9786050916317
Goodreads Puanı: 4.12

 
UA-57355180-1