31 Aralık 2016 Cumartesi

Tabu - Casey Hill


dedektif, cibayet, romanı, öet, pdf
En karanlık günahlarımız bir katilin akla hayale gelmedik cinayetleridir.

Kendi arzu ve irademle aldığım kitapları okumayı, yorumlamayı özledim. Sanki bu iş giderek "iş" halini almaya başladı. Tez elden bu işe bir çözüm bulmam gerek. Bu sefer ki kitap bana komşun oğlu Arda'nın hediyesi. Benim ona aldığım kitaplara karşılık olarak o da bana bir kitap hediye etmek istemiş, sağ olsun. Kapağında neşterli, bol kanlı bir resim görünce de bunu seçmiş.

Elimizdeki kitap Casey Hill (daha doğrusu kendilerine bu takma adı veren karı koca Melissa ve Kevin Hill) tarafından yazılmış "Bir Reilly Stell Macerası" imiş. "Kim ulan bu Reilly Stell" dediğiniz duyar gibiyim. Zira bu ibareyi görünce benim de ilk tepkim bu oldum. Aradım, taradım, mamafih bulamadım. Her ne kadar Goodreads'te CSI Reilly Stell başlığı altında altı (hatta ne anlama geliyorsa bir de CSI Reilly Stell #0.5 olarak numaralandırılmış bir macera daha var) macerası varsa da Türkiye de ne yazarın ne de Reilly Stell'in yayınlanmış başka bir kitabı yok.

cinayet, polisiye, özeti, pdf. Adli bilim uzmanı -sanırım bizde ki olay yeri inceleme gibi bir şey- Reilly Stell (bu arada, sarışın ve çok güzel olduğunu söylememe gerek yok sanırım) Amerika'da sürdürdüğü muhteşem kariyerine, aldığı davet üzerine baba ocağı İrlanda'da devam etme kararı almıştır. Burada İrlanda Polis Teşkilatı Adli Bilim Ünitesi'nin başına geçerek yeniden yapılanmasını ve tabiri caizse bu üniteyi muasır medeniyetler seviyesine gelmesini sağlayacaktır. Takdir edersiniz ki bu çok bilmiş, kendinden emin ve kariyeri ayın on dördü gibi parıl parıl olan bu geç bayanın getirmek istediği yenilikler, gelenekçi ve kalın kalın kafalı İrlandalı polisler tarafından pek hoş karşılanmayacaktır. Ancak aynı kişi tarafından, birbirini ardında işlenen korkunç cinayetler en dar görüşlü polisleri bile Reilly Stell'in fikirlerine saygı duymak zorunda bırakır.

Daha ilk bölümlerde, Reilly Stell, ekibine farkını ortaya koymaya çalışırken, farkında olmadan benzer roman ve dizi karakterlerinden farkı olmadığını kanıtlıyor. (ne dedim ben şimdi?) Rizzoli and Isles, Forever veya The Closer'deki dedektiflerden aşina olduğumuz, hiç olmayacak yerden kanıt tespit edebilen dedektif tiplemesi ile klişe bir giriş yapıyor. Yok efendim neymiş, hamburgerdeki ısırık izine bakarak katilin ince suratlı olduğunu, soldan dördüncü dişinde dolgu olduğunu, yirmilik dışının geç çıktığını söyleyebilirmiş. Salla bakalım Reilly Stell, nasıl olsa o hamburgeri biz görmüyoruz, görsek de benzer bir fikrimiz olmayacak.

Yine de genel olarak akıcı, sürükleyici sayılabilir. Bir polisiye de olması gereken neredeyse her şeye; "akıllı sarışın, yakışıklı ortak (hem de adı Chris), kan, cinayet, gözyaşı, aile bağları, memleket hasreti" sahip. Ama sanki bir şeyler eksik işte. Hani şu televizyonda kanal değiştirirken denk geldiğiniz ikinci sınıf Amerikan filmleri gibi. Oturur seyredersin, ilk reklamda başka kanala geçer oradaki filme takılırsın; sonra dakikalar sonra aklına gelirse döner devam eder, gelmezse de kaçırdığına üzülmezsin ya, onun gibi.
Tüm bunların yanı sıra özellikle itici ya da sıkıcı diyebileceğim bir yönü daha var. Mesela işlenen cinayetle ilgili bir ipucu yakaladıklarında, karakterler bunu hemen okuyucu ile paylaşmak yerine lafı dolandırıp duruyorlar. Aşağıdaki diyalogları kendim yazdım ancak kitaptaki durum da buna çok benzer;

kitap yorumu, cinayet, polisiye, özeti, pdf

   — Vay canına! Bunu daha önce fark etmediğimize inanamıyorum.
— Sen neden bahsediyorsun?
— Şuraya bakarsan ne demek istediğimi anlarsın.
— Aman Tanrım!
— Bunu hemen Jonathan'a söylemeliyiz.
— Ne tepki verecek dersin?
— çılgına döneceğine iddiaya girerim.
— Evet ama söylemekten başka çaremiz yok.
— Hadi acele edelim, fazla zamanımız kalmamış olabilir.

Ardından da bir iki sayfa daha Jonathan'a giden yolda, hava, trafik durumu ile yol kenarında ki flamingolar. (Kitapta flamingo yok gerçi, ben uydurdum) Gerilimi yükseltmek adına yapılsa da sık sık tekrarlanınca heyecanını kaçıran bir anlatım olmuş.

Panama Yayıncılık'tan çıkan kitabın baskısı çok güzel. Kapak görselini klasik buldum. Ancak künyede dikkatimi çeken bir şey var. Ülkemizde basılan kitaplarda pek alışık olmadığımız, çoğu zaman yapılmadığına şaştığımız "son okuma" yapılmış bu kitapta. Dahası son okumayı yapan resimliroman.net zamanlarından tanıştığım, benim ilk nesil yazılarım hakkında fikir beyan eden, değerli ağabeyim Oğuz Özteker. Kaç yıldır irtibatımız kopsa da(en son neokur.com da rastlamıştım kendisine) yine bir şekilde karşılaştık işte. Gözüne sağlık, basılmadan önce birinin okuduğu belli, bence kelime ya da yazım hatası yok. Umarım daha çok yayınevi bu son okuma işini ciddiye alır ve okuruna değer verdiğini gösterir.




künyeNeticeten bir başyapıt değil belki ama kendini okutturan bir kitap. Yazıma son vermeden önce şunu da belirtmek isterim ki, sevgili Casey Hill, Chris'in yardım çağrısına kasaba polisinden önce, taa ebesinin örekesinde bulunan Kennedy'nin gelmesi gözümden kaçmadı, haberin olsun.




Orijinal Adı: Taboo
Yayın tarihi: Şubat 2015 (1. Baskı)
Yazar: Casey Hill
İngilizce'den Çeviri: Merve Cam
Ebat: 13.5 x 21 cm
Sayfa: 416
ISBN: 9786055143824
Goodreads Puanı: 3.82

0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1