Her kötünün içinde bir iyilik,her iyinin içinde de bir kötülük vardır. İnsan sadece görmek istediğini görür.

15 Ekim'den itibaren tüm kitap satış noktalarında

Geziyoruz biz

Hep okuyacak değiliz ya

21 Şubat 2016 Pazar

Küçük Pıtırcık - Goscinny / Sempe

pıtırcık, can çocuk
Benim karnemde, “Yaramaz bir öğrenci, çoğu zaman daliyor. Daha başarılı olabilir,” diye yazıyordu. Toraman’ınkinde, “Yaramaz bir öğrenci. Arkadaşlarıyla dövüşüyor. Daha başarılı olabilir.” Tıngır’ınkinde, “Elinden birkaç kez alınan düdüğünü, hala sınıfta öttürmekte direniyor. Daha başarılı olabilir,” yazıyordu. Bir tek Çarpım daha başarılı olamazdı. Çarpım sınıfın birincisi, öğretmenin de kuzusudur.


Bugün size bir kitap değil, çocukluk arkadaşlarımdan birini anlatacağım. Pıtırcık’ın hatırı bende o kadar büyüktür. Kendisi ile tanışmam ilkokul yıllarına rastlar. O tarihlerde kirada oturduğumuz ev tam da Havsa İlçe Kütüphanesinin karşısındaydı. Kütüphane müdavimliğime, o tarihlerdeki her kitap okuru gibi Ömer Seyfettin ve Kemalettin Tuğcu ile başlamıştım. Ne var ki bir gün elim, rafların en altında kapağında isim olmayan, ansiklopediye benzer kalın mı kalın, hatırladığım kadarıyla yedi sekiz tane kitaba gitti. Kütüphanenin unutulmuş bir köşesinde kim bilir hangi hayırseverin bağışladığı, muhtemelen kendi ciltlediği ya da ciltlettirdiği (koleksiyonerler arasında şahıs cildi olarak geçer), bugün meraklı birinin binlerce lira vereceği, Milliyet Çocuk ciltleri…

pıtırcık, goscinny, can çocukİşte benim çizgi roman denen illete bulaşmam o gündür. Doğru hatırlıyorsam sonraki iki yıl boyunca kütüphaneden başka kitap almadım. Bu yedi sekiz cildi döndüre döndüre okudum. Hatta durum öyle bir hal aldı ki kütüphanenin müdürü Şerif abi, benden bıkınca isim, imza almadan vermeye başladı kitapları.

Neler yoktu ki içinde Milliyet Çocukların. Bugün hala muadili bir dergi yok. Uzayda kaybolmuş, dünyaya dönmeye çalışan uzaylı bir ailenin maceraları, karizma kovboy Larry Yuma,  Orhan Boran ve Yuki, Altan Erbulak’ın foto romanları, Dünyanın Ucundaki Fener, 15 Yaşında Bir Kaptan, Ay’a Yolculuk, Gülliver’in Gezileri ve daha onlarca klasiğin çizgi romanı… Bugün ki genel kültür altyapımın önemli bir bölümü bu kitaplara dayanır. İlkokul 5. sınıfa geçtiğim yıl başka bir mahalleye taşınınca, okulumdan, arkadaşlarımdan daha çok, bu kitaplardan ayrıldığıma üzülmüştüm. Yıllar sonda kütüphaneye tekrar gittiğimde bu kitapların yerinde yeller esiyordu. Kim bilir nereye attılar.

İşte o dergilerin tozlu sayfalarından yadigardır bana Pıtırcık. Sanırım 89’dan beri maceraları kitap olarak yayınlanıyor. 2015 Tüyap Kitap Fuarından soranlara kızım içn aldığımı söylediğim, günümüzdeki benzeri Saftirik’e on basan, fırlamanın önde gideni bir çocuk. Tahminen 8-9 yaşlarında, sınıf arkadaşları ile birlikte çocukluğunun tadı çıkaran harika bir eleman.

Salona indik, annemden bahçeye çıkıp oynamak için izin istedim. Annem, havanın çok soğuk olduğunu söyledi ama, Şirin hemen gözkapaklarıyla yaptığı numaraya başladı; bahçedeki güzel çiçekleri görmek istediğini söyledi. Bunun üzerine annem, Şirin’e, çok tatlı bir civciv olduğunu, sıkıca giyinip bahçeye çıkabileceğimizi söyledi. Bu gözkapakları numarasını ne yapıp edip öğrenmeliyim, çok işe yarıyor!


pıtırcık, goscinny, can çocukPıtırcık’ın öykülerini René Goscinny yazmış. Araya serpiştirilen resimler Jean Jacques Sempé’ye ait. Sempé’nin ülkemizde bilindik işi yok. Ama Red Kit ve Asteriks’in senaryolarını yazan Goscinny çoğumuza tanıdık gelecektir. Pıtırcık’ın dünyası, benimde dahil olduğum 90 kuşağının dünyasında geçiyor. Cep telefonu, bilgisayar, video oyunu yok. Top oynuyor, cam kırıyor, derste yaramazlık yapıyorlar. Harika çevirisi ile çocukların kelime dağarcığına müthiş faydalı. Tahminen 80’li yıllardaki çevirilere sadık kalınmış. Karakterlerin isimleri özelliklerine uygun olarak, Türkçeye harika bir şekilde uyarlanmış. Pıtırcık, Gümüş, Çarpım, Toraman, Tıngır, Lüplüp, Dalgacı, Sırım, Dırdır, Domdom. O dönemlerden kalan, tarih olan bir güzellik işte. Halit Kıvanç’ın yine Almanca'dan çevirdiği Asteriks’in isim listesi de böyledir mesela; Hopdediks, Dediğimdediks, Palamutiks, Dersiziks gibi. 



pıtırcık, goscinny, can çocukDoğal olarak 40 yaşına yaklaşmış biri olarak eski tadı alamasam da Ilgın’ın ilgisi kısmen çekti. Özellikle Pıtırcık’ın eve köpek getirdiği macerasını ve kovboyculuk oynadıkları maceraya bayıldık. Yine de dayatma yok. Devam sayılarını biraz büyüyünce, eğer isterse alacağım. Seçimini Saftirik’ten yana kullanırsa bile seçimine saygı duyacağım. Can Çocuk Yayınlarından çıkan kitabın elimde 29. baskısı var. Doğru biliyorsam orijinal seri sekiz sayıdan ibaret. Her birinin içinde on macera var. Ancak birkaç yıl önce Goscinny’nin kızı babasının taslaklarına ulaşması ile ortaya çıkan Pıtırcık’ın Bilinmeyen Öyküleri adı altında bir 5 kitaplık seri daha var. Pek popüler olmayan bir sinema filmi de bulunan Pıtırcık, hiç değilse bir sayısı ile bile olsa her çocuğun kitaplığında olması gerekenlerden… 


                                                                       Kitabın Künyesi

Ø  Orijinal Adı: Le Petit Nicolas
Ø  Yayın tarihi: Ekim 2015 (29. Baskı) - İlk Baskı 1988
Ø  Yazan/Resimleyen: René Goscinny/Jean Jacques Sempé
Ø  Fransızca'dan Çeviri: Vivet Kanetti
Ø  Ebat: 14 x 20 cm
Ø  Sayfa: 100
Ø  ISBN: 9789755103082
Ø  Goodreads Puanı: 4.12                                                            

                                                                 







17 Şubat 2016 Çarşamba

İskit - Murat Başekim

kitap yorumu, gio, eleştiri
Hiç kimsenin hikayesi, olmadığı gibi görünmemeli.

Hiçbir şekilde, hatta 2015 Gio En İyi Roman Ödülünü kazanmış olmasına rağmen okuma listemde olmayan İskit’i değerli büyüğüm Mehmet Mollaosmanoğlu’nun tavsiyesi üzerine okudum. Yalan yok ilk 100-150 sayfa boyunca okuduğuma okuyacağıma pişman oldum, Taviye edene de birinci seçene de hayret ettim. Lakin işin aslı öyle değilmiş.

Romanın bence en iyi yanı milattan önceki Türk (ya da Türklükle ilişkilendirilen) kavimleri konu alması. Yaşayışları, örf ve adetleri üzerinde detaylıca bir inceleme yapılmış. Doğru tahmin ediyorsam ünlü tarihçi Heredot’un kitaplarından faydalanılmış. Oba yaşantısı, bozkır savaş taktikleri, komşu kavimler, hatta hiçbir Türkçe kaynakta bulunmayan Androphagi’ler, Oir-pata’lar çok iyi işlenmiş.


deneme


İskit’lerin Uti boyuna mensup hikayeci Od, hayatını akranları gibi öldürmeye, avlanmaya değil de hikaye dinlemeye ve anlatmaya adamıştır. Ancak bir gece kabilesi Sarmat’ların saldırısına uğrar. Korkaklığı ile canını kurtaran Od, yine bir İskit kabilesi olan Passian’ların yanına sığınır. Ancak Passian’lar, avlanmayı, dövüşmeyi, öldürmeyi bilmeyen, işe yaramaz hikayeler anlatmaktan başka hiçbir zanaati olmayan bu miskin adamı hiç de hoş karşılamayacaklardır. Od içindeki hikayeciyi doyurmak için İskit yanını uyandırmak zorundadır. Kitap boyunca düzene uymakla, doğasına uymak arasında seçim yapmak zorunda kalan Od’un ikilemlerini görüyoruz. Kitap boyu gerçek ile yalanın, et ile hikayenin kavgası sürüp gidiyor.

kitap yorumu, gio, eleştiriYukarıda da dediğim gibi kitabın başlangıç kısmı benim açımdan sıkıcıydı. Mollaosmanoğlu’nun tabiriyle bol betimlemeli, benim tabirimle bol virgüllü, bol sıfat tamlamalı anlatım, okuma şevkini azaltıyor. Ancak daha sonra Karate Kid kıvamındaki talim süreci ve sonrasında gelen maceralar keyfinizi arttırıyor. Hele ki son bölümün konuya bağlanışı enfesti.

Kitapla ilgili bir uyarım var. Mümkünse vejetaryenler, hatta midesi biraz hassas olanlar bile okumasın. Zira kitap boyunca et, çiğnemek, et, kaynayan et, fokurdayan ilikler, sıyrılan kaburgalar,   yay yapılan bağırsaklar, et, et, et gırla gidiyor. Ben ki çiğ ete bile ağzım sulanır; benim bile midemin ağzıma geldiği yerler oldu, haberiniz olsun.

Savaşçılar ise, sadece Şimdi’ye bakardı. Onlar, olmuş veya olacak olaylarla değil, o an olmakta olan olaylar ile ilgilenirlerdi. Yaşanan anlara dikkat kesilirdi onlar; tepkileri anlık gelişirdi. Ondandı ki Opea, yaşadığı azap ve işkence dolu günleri unutacaktı. Yeni anlar gelecekti önüne. Geçmişe fazla kafa yormayacaktı. Hikayeci değildi çünkü o. Tarihçi değildi. Yalanlar veya yaşanıp yalan olmuş hayalleri düşünüp hatırlamayacaktı. Savaşçı idi çünkü.

Kitabın kapağında bir İskit savaşçı, kitapta ayrıntıları ile okuyacağınız “Ayrılık Atışı” yaparken resmedilmiş. Resmin altında klas bir yazı karakteri ile İskit yazılmış. Arka kapak yazılarının tamamının büyük harfle ve nu adar büyük fontla yazılmasını beğenmedim. Bir de yayınevinin logosu kapağın zemin renginde kaybolmuş.

Temelde sevmediğim bir anlatım tekniği ile yazılmış olsa da sonlara doğru akıcı, köklerimiz hakkında bilgilendirici ve evet, bence kaliteli bir kitap. Kim bilir,  belki asıl sorunum yeterince yerli yazar oku(ya)mamaktır. Belki de Türk Edebiyatı bol virgülle yazılan bir anlatıma sahiptir ve ben buna alışık değilimdir. 

   Kitabın Künyesi 

Ø  Orijinal Adı: İskit
Ø  Yayın tarihi: Şubat 2014 (İlk Baskı)
Ø  Yazar: Murat Başekim
Ø  Ebat: 13 x 21 cm
Ø  Sayfa: 366
Ø  ISBN: 9786055002039
Ø  Goodreads Puanı: 4.06




3 Şubat 2016 Çarşamba

Adalet - Ann Leckie


kitap yorumu, adalet, ithaki
Bilgi güçtü. Bilgi güvenlikti. Eksik bilgiyle yapılmış planların tümü ölümcül kusurlara sahipti.


Son zamanlarda adını en sık duyduğum kitaplardan biri Adalet idi. İthaki'nin bir diğer yeni çıkanı "Üç Cisim Problemi" ile arasında kaldım. Sonunda Adalet'in aldığı ödüllerin daha fazla olmasına kanarak tercihimi ondan yana yaptım.

Kapaktaki uzay mekikleri ve isminin Adalet olması sizi yanıltmasın. Evet, konumuz uzayda geçiyor ama "Star Wars" tarzı, uzay mekiklerinin ön plana çıktığı bir durum yok. Dahası Adalet dendiğinde de aklınıza hukuki bir durum gelmesin. Adalet, hikayenin geçtiği zamanda, yapay zekaların idare ettiği gemi sınıflarına verilen bir isim. Şimdinin firkateyn, kruvazör, denizaltıları yerine Adalet, Merhamet ve Kudret olarak sınıflandırılmışlar. Toren'in Adaleti, Kalr'ın Merhameti gibi isimlerle adlandırılıyorlar. Adalet komuta kademesi en yüksek olan gemi sınıfı.

Kitabı diğer uzay maceralarından ayıran en büyük özelliği de bu gemiler ve yapay zekalara bakış açısı. Bu noktayı ipucu vermeden anlatmak çok zor. Ama son derece başarılı ve yaratıcı buldum. Aynı beden de birden fazla zihin hikayelerini duymuştum ama birden fazla bedende tek zihnin işlenmesi bana ilginç geldi.

Toren'in Adaleti'nin parçalarından Esk-1'in 19 numaralı birimi (kendine verdiği ad ile Breq) yarım kalan bir işi bitirmek üzere yollara düşer. Bu esnada nedenini bilmese de hayatını kurtardığı eski kaptanlarından Seivarden'de maceraya dâhil olur. Esk-1 Birim 19 öldürülen kendinin intikamının peşindedir.

Kitap ilk başlarda yavaş ilerlese de yukarıda bahsettiğim birden fazla tek beden olayını tamamen kavramak için bu gerekli. Ve tekrar ediyorum gerçekten güzel bir bakış açısı. Ancak yer yer olayın özünü kavramak zorlaşıyor. Ayrıca birkaç farklı gezegenin dilini konuşabilen Breq'in telaffuz ile ilgili yaşadığı sıkıntılar İngilizce üzerinden kurgulandığından Türkçeye çevrilince anlamsız kalmış. Çevirmenin çok zorlandığını tahmin ediyorum. Örneğin şu bölüm orijinalde mutlaka daha anlamlıdır.

…"Hiç şarkı biliyor musun? Diye sordum. Şaşkın bir ifade ile gözlerini kırpıştırdı. "Ben şarkıcı değilim" dedi. Belki dille ilgili bir sorun yaşıyordum. …… "Özür dilerim" dedim. "Yanlış bir sözcük kullanmış olmalıyım. Çalışırken, oynarken ya da bir bebeği uyuturken söylediğiniz şeye ne diyorsunuz? "Ah!" Sözlerimi anlamak onu bir anlığına heyecanlandırmıştı. "Sen şarkı demek istiyorsun."

kitap yorumu, adalet, ithakiKitap, bilim kurgunun piri, hatta geçenlerde hiç kötü işine rastlamadım diye övdüğüm İthaki'den çıkmış. Meğersem nazarım değecekmiş, nereden bileyim. Kitap onlarca (onlarca derken yüze yakın) kelime hatası ile dolu. Hatta o kadar ki bir an bu kadar çok hatanın, kitabın telaffuzda sıkıntı yaşayan karakterinin anlatımını desteklemek için bilinçli olarak yapılmış olabileceğini bile düşündüm.  Bu durum özellikle son yüz sayfada iyice çığırından çıkmış durumda. Kesinlikle ama kesinlikle İthaki gibi bir yayınevine yakıştıramadım.

Kapak kartonu teknik adını bilmediğim tırtıklı bir yüzeye sahip, hoş… Ayrıca renkli iç kapaklar ve baskı kalitesi de güzel. Üst kısımda bir sürü en iyi roman ödülü reklâmları. Arka kapakta onlarca methiye. Genel olarak güzel bir kitap olsa da mutlaka okumalısınız diyebileceğim bir kitap ta değil. Öğrendiğimiz kadarıyla Kudret ve Merhamet isimlerinde iki devam kitabı daha var. Eğer bir üçleme okumaya hazır değilseniz hiç başlamayın. Ben bile halen devam kitaplarını okumak istediğimden emin değilim. 


                                                                          Kitabın Künyesi

Ø       Orijinal Adı: Ancillary Justice
Ø       Yayın tarihi: Ekim 2015 (1. Baskı)
Ø       Yazar: Ann Leckie
Ø       İngilizce'den Çeviri: Yaprak Onur
Ø       Ebat: 13 x 21 cm
Ø       Sayfa: 408
Ø       ISBN: 9786053754909
Ø       Goodreads Puanı: 3.96
                                    

 
UA-57355180-1