Her kötünün içinde bir iyilik,her iyinin içinde de bir kötülük vardır. İnsan sadece görmek istediğini görür.

15 Ekim'den itibaren tüm kitap satış noktalarında

Geziyoruz biz

Hep okuyacak değiliz ya

22 Mayıs 2016 Pazar

Hijyenik Aşklar - Yılmaz Erdoğan

Artık silik faks metinlerine yazılan eğri büğrü aşklar dönemi başladı. Kurşunkalem arasan bulamazsın hiçbir cebin mahremiyetinde… Şimdi kurşunkalem geçirmez aşklar zamanı…


Derdim büyük a dostlar. Hala sıkıntıdayım. Kitaplarım hala konsolun içinde, konserve kutusundaki sardalyeler gibi üst üste. Kitaplarımı raflarda inci gibi yan yana dizili göremediğime mi yanayım, okumak istediğim kitabı bulamama mı, bulmak isterken konsol üstündeki üçgen dantelin hipotenüsünün, konsolun kenarına olan uzaklığını değiştirdim diye karımdan yediğim fırçaya mı, yoksa tüm bu eziyete rağmen Ilgın'ın alerjik rinitinin geçmemesine mi yanayım, şaşırdım. Bu nedenle bir "umduğumu değil, bulduğumu okuma" kitabı ile daha karşınızdayım.

Yılmaz Erdoğan'ı zamane gençleri gibi ÇGHB'den değil, tüm yaşıtlarım gibi "Mükremin Abi " olarak sevenlerden biriyim. İnce İnce Yasemince' de ki hallerini pek beğenmesem de "Deli Emin" haline hayran kalmıştım. Ne var ki zamanla değişen siyasi çizgisi bir tarafa, özellikle Çok Güzel Hareketler Bunlar da hissedilen "her şeyi en iyi ben bilirim" ya da "buralarda komedi benden sorulur" tavırları ile aramız açıldı. Kim bilir belki de biz Mükremin Çıtır'ın bizim gibi kaybedenlerden ve kaybettiğini bulmaya çalışanlardan biri olma ihtimalini sevmiştik de, sindirim sistemimiz bu galip gelmiş tavırlarını hazmetmekte zorlandı. "Yaptım lan, vallaha yaptım. Onca yıl sonra hala Mükremin gibi konuşabiliyorum, yaşasın…"

Etrafınıza bakın, en heyecan verici, en eğlenceli insanlar hep sahtekârlardır. Çünkü sahtekâr, sempatik olmak zorundadır. İyinin böyle bir mecburiyeti yoktur. İyi, sıkıcıdır.

Girişte yazarın kısa bir biyografisinin ardından kitap içeriğindeki yazılar hakkında bilgi verilmiş. Anlatıldığına göre Yılmaz Erdoğan'ın Gürbüz Vural adıyla Aktüel Dergisi'ne ve Vatan Gazetesine yazdığı köşe yazılarından derlenmiş bir kitap elimizdeki. Bir de ilk ve sadece bu kitapta göreceğimiz yazılar varmış ama o yazılar hangileri belli değil.

Anadolu uygarlığın beşiğidir. Uygarlık orada doğmuştur ama korkarım büyümek için başka yere göçmüştür.

yılmaz erdoğan, kitap yorumuYazıların büyük çoğunluğu, herhangi bir köşe yazısı gibi dönemin gündemi ile alakalı. Bir kısmı da gerçekten boş beleş, pazar ekinde yayınlanmak üzere Çarşamba gününden yazılan bir pazar günü yazısı ne kadar samimi ise o kadar samimi yazılar. (Bu cümleyi kurmam için gereken tüyoyu, yine kitabın içinden, yazarın kendisinden aldım.) Ancak istisnasız her yazının içinden gerek aşka, gerek hayata dair alıntı olarak kullanabileceğiniz, facebook, twitterde paylaşabileceğiniz onlarca cümle var. Bunu benim yazımdan da gayet rahat anlayabilirsiniz. Bu kadar çok alıntı kullandığım başka bir yazım var mı hatırlamıyorum. Yine de şunu itiraf etmeliyim; bazı uzun ve Mükremin tarzı cümleleri anlamlandıramadığım için derin anlamlar içerdiğini sanmış da olabilirim, sonradan uyarmadı demeyin.

Dünyadaki tüm devrimcilerin ortak yanı önce kavga çıkarıp ardından sürekli barış istemeye başlamalarıdır.

Tüm yazılar içinde özellikle "Kurtarılan" isimli yazıyı beğendim. Kesinlikle ironi nedir, nasıl yapılıra güzel bir örnek. Kim bilir belki de adam kendini bu kadar beğenmekte gerçekten haklıdır.

Sonlara doğru yazıların tadı giderek azalsa da, Milli Takım'a yazdığı mektubu okurken duygulandım, gözlerim uzaklara, taa 2002 yılına daldı. Dünya Kupası, İmansız'ın (biz ona böyle hitap ederdik) Senegal'e attığı gol, o gole sevinirken Necip Usta'nın kendini kaybedip bana yumruk atması, daha güzeli, fırsat bu fırsat diyerek aynı şekilde karşılık vermeme ses etmemesi… Göğsüm bir kere daha kabardı, gözlerim bir kere daha yaşardı. O zamanlar güzel ülkeymişiz vesselam.

Solcular gazete alır, sağcılar ise gazete çıkarırlar.


Kitabın kapağı, ismi ile müsemma, bembeyaz bir fon üzerine kondurulmuş bir çamaşır suyu şişesinden ibaret. Göze hoş gelmese de isme uyumu açısından bakıldığında en azından başarılı. Yılmaz Erdoğan'ın, eskiden (belki bizler için hâla) kendine has ve güzel, ancak şimdiki nesil için eğlencesini yitirmiş olabilecek tarzı ile ince ince Yılmaz Erdoğan'ca yazılmış hoş bir kitap. Eğer Emre Belözoğlu'na gaz vereceğim derken "dünyanın en yetenekli ve en sempatik orta saha oyuncusu" diyerek sempatik kelimesinde anlam kayması yaratmasaydı "okumadan geçme" kategorisine sokacağım bir kitaptı. Maalesef kitap buradan ciddi puan kayıpları yaşayarak bir alt kategoride yer aldı. 

                                                                             Kitabın Künyesi

Ø       Orijinal Adı: Hijyenik Aşklar
Ø       Yayın tarihi: Mart 2013 (1. Baskı)
Ø       Yazar: Yılmaz Erdoğan
Ø       Ebat: 13,5 x 19,5 cm
Ø       Sayfa: 158
Ø       ISBN: 9755701851
Ø       Goodreads Puanı: 3.15

12 Mayıs 2016 Perşembe

Küçük Lord - Frances Hodgson Burnett

Daha önce de söylemiştim, artık bir kitaplığım yok. Okumadığım kitapların tümü konsolun içinde üst üste istiflenmiş bir vaziyette duruyor. Okuduklarımı da üst kata, kayınpederlerin dairesine çıkarıyorum. Hal böyle olunca okumak için kitap seçmekten ziyade elime denk geleni okumaya çalışıyorum. Bu nedenle de kitap okuma hızım ciddi oranda azaldı. Bunu size niye mi anlatıyorum? Başlığa bakıp da “Küçük Lord da ne amk” demeyin diye.

Bu kitabı yıllar önce, çok küçükken okuduğumu hayal meyal hatırlıyorum. Hatta çizgi roman versiyonunu okumuş olabilirim gibime de geliyor ama emin değilim.

Küçük yaşta babasının kaybeden Cedric Fauntleroy, akıllı, kibar ve iyi kalpli bir çocuktur. Cedric'in kont olan büyükbabası her ne kadar anne ve babasını onaylamadığı bir evlilik yaptıkları için dışlasa da oğlunun ölümünden sonra torununa sahip çıkar ve onu İngiltere'ye, yanına alır. Bu iyi kalpli çocuğun hayatına girmesi ile birlikte huysuz bir ihtiyar olan kontun yaşamında büyük değişiklikler olur.

Kitap pek çok yönü ile biraz Ömer Seyfettin'i biraz da Kemalettin Tuğcu'yu andırıyor. Sinemeaaki karşılıkları ise Sezercik Aslan Parçası ve Yumurcak Köprü Altı Çocuğu... Muhtemelen çocuklar için kısaltılmış bir versiyonunu okudum ama tam versiyonunu da okumuş olsam çakralarımda bir değişiklik olacağını düşünmüyorum.


Kitap Bilgi Yayınevinden çıkmış ve her nasılsa hali hazırda 5. baskıyı yapmış. Kime ait olduğuna dair bilgi bulunmayan çeviri fena değil. Küçüklerin okuyabileceği seviyede. Kapağı başarısız buldum, Piyasa da başka yayınevlerinden çıkan daha güzel kapaklar var. Çocuklarımız bunu okumalı mı derseniz, zararı olacağını sanmıyorum, ama okumak istemezlerse saygı duymalısınız. 



kitap yorumu, küçük lord, ingiletere






                                                                             Kitabın Künyesi

 Ø  Orijinal Adı: Little Lord Fauntleroy
 Ø  Yayın tarihi: Kasım 2001 (5. Baskı)
 Ø  Yazar: Frances Hodgson Burnett
 Ø  İngilizce'den Çeviri: 
 Ø  Ebat: 13 x 19
 Ø  Sayfa: 157
 Ø  ISBN: 9789754940343
 Ø  Goodreads: 4.00

 
UA-57355180-1