24 Ocak 2017 Salı

Huzursuzluk - Zülfü Livaneli


Biz, bu ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış, Batı askısını yakalayamadan aşağıya düşmüştük.

Merhamet Zulmün Merhemi Olamaz…

Ben bugüne kadar hiç Zülfü Livaneli okumadım. Hadi dedim facebook sayfamı beğenen iki takipçime bu kitabı hediye edeyim; bu vesile ile bende okuyayım. Hazır lafı açılmışken hatırlatayım; siz bu yorumu ne zaman okursunuz bilmiyorum ama 31 Ocak 2017 gece yarısına kadar sol taraftaki beğen butonundan ya da buradan sayfama giderek sayfamı beğenebilir ve çekilişe katılmaya hak kazanabilirsiniz

Reklâmları geçtiğimize göre devam edelim. Aslen Mardin’li olan gazeteci İbrahim, bir gün çalıştığı gazetenin üçüncü sayfasını hazırlarken, eline ulaşan haberlerden birinde Mardin’den çocukluk arkadaşı olan Hüseyin’in öldüğünü öğrenir. Biraz eski günlerin hatırına, birazda burnuna gelen haber kokusu ile yollara düşen İbrahim, soluğu Mardin de alır. Burada çocukluk arkadaşı Hüseyin’in, IŞİD zulmünden kaçan Ezidi bir kıza aşık olduğunu ve bu nedenle ailesini ve hatta tüm Mardin’i karşısına aldığını öğrenir. İbrahim’in bundan sonraki tek amacı Meleknaz isimli bu Ezidi kıza ne olduğunu bulmaktır.

İlk 30 sayfa sonunda şu notu almışım kenara; “Başıma bir iş gelemeyecekse beğenmedim.” Ne yazık ki kitap bittiğinde de fikrim değişmedi. Densizliğimi mazur görün ama baştan sona ucuz popülizm kokusu aldım ben. Medeniyetlerin beşiği Mardin, dinler ve kültür mozaiği teması, IŞID zulmü, islamofobi, plaza insanlarının ruhsuzluğu ve sığlığı, tüketim toplumunun vefasızlığı, hepimiz kardeşiz bu öfke ne diye ve daha niceleri… tek filme 16 tane sosyal mesaj sığdırıyor diye alay ettiğimiz Mahsun Kırmızıgül kitap yazsa, ortaya ancak böyle bir şey çıkardı.

Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanlarında bile neşelidir.

kitap yorumu, özeti, pdf, konusuDoğan Kitap’tan çıkan Huzursuzluk sadece 154 sayfa ve inanın bana bu iyi bir şey. Finalde bence havada kalan pek çok nokta oldu. Böyle mağrur, dik başlı ve inatçı bir kızı nasıl ikna edebildiğine mutlaka değinilmeliydi diye düşünüyorum.

Kapak ise apayrı bir olay. Diyelim ki İbrahim’in kitap boyu elinden düşürmediği, hikayenin baş karakterlerinden Tavusé Melek figürü işli mendil ile bezeli bir kapak yapmak istemediniz; olabilir. İyi ama kitapta Ezidi adetlerinden bahsederken, Ezidilerin mavi kapılardan geçmediğini, hatta mavi renkten uzak durduğunu söylemediniz mi? E o zaman kapak neden mavi tonlarında? Ezidiler okumasın diye mi? Garip…

Yine de olumsuz görüşlerimin sadece bu kitaba yönelik olduğunu ve Sayın Livaneli hakkındaki genel görüşlerimde en ufak bir değişikliğe neden olmadığının altını çizmek isterim. Zülfü Livaneli bilgi birikimine saygı duyduğum, şarkılarının pek çoğunu bağıra bağıra söylediğim bir insan kendi hatırlar mı bilmem ama 2004 yılı Babaeski festivalindeki konseri gibi bir konseri ömrümün sonuna kadar bir daha görebileceğimi sanmıyorum. Ahmet Koç’un yokluğundan olsa gerek Edirne konserinden aynı keyfi alamamıştım. Bu da buraya not düşülsün Sevgiler, saygılar…



Orijinal Adı: Huzursuzluk
Yayın tarihi: Ocak 2017 (1. Baskı)
Yazar: Ömer Zülfü Lİvaneli
Ebat: 13,5 x 19,5 cm
Sayfa: 160
ISBN: 9786050939828
Goodreads Puanı: 4.46






1 yorum:

  1. Hiç Livaneli okumadım. Bu seneki listeme aldım. Güzel paylaşım ve blog. Takibe aldım. Bu da benim blog https://kitapokurum.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

 
UA-57355180-1