Her kötünün içinde bir iyilik,her iyinin içinde de bir kötülük vardır. İnsan sadece görmek istediğini görür.

15 Ekim'den itibaren tüm kitap satış noktalarında

Okunmayı ve Yorumlanmayı bekleyen kitaplar

Geziyoruz biz

Hep okuyacak değiliz ya

11 Şubat 2017 Cumartesi

Kahire'de Kayıp - Parker Bilal

Kahire'de Kayıp - Parker Bilal
       Levhada Akıl Hastalıkları İçin Askeri Hastane yazılıydı. Aklını kaybeden askerleri bir zamanlar buraya getiriyor olmalıydılar. Makana belki de artık orduda deli yoktur, diye düşündü, belki de işleri onlar yürütüyordu.

Hayat güzel tesadüflerle dolu. İnsanın hiç aklında olmayan bir kitabı birden bire karşısına çıkarabiliyor; bambaşka bir amaçla aldığım, Türkiye'nin tek polisiye dergisi sloganıyla yayın yapan 221B'nin sayfalarında reklâmını gördüğüm bu kitap gibi.  Reklam her ne kadar aman aman ilgi çekici değilse de, derinlerde bir yerde "beni oku" diye seslendi sanki. Ben de bu sese kulak vermekle kalmayıp, üstüne üstlük, Edirne Kitap Okur grubundaki kitap önerme hakkımı bu kitaptan yana kullandım. Sağ olsunlar, beni kırmadılar, kabul ettiler. Ben "ya beğenmezlerse rezil olur muyum?" diye düşünürken, toplantıdan önce gelen ön incelemelerin, tıpkı benim izlenimlerim gibi olumlu olduğu görünce rahatladım. Eğer biraz kendimi beğenmeme müsaade buyurursanız, sanırım bir kitap eleştirmeni olarak artık iyi kitabın kokusunu bir dergi reklâmından bile alabildiğimi iddia edeceğim.


- Bir Makana Vakası - 


Kahire'de Kayıp, Sudan asıllı yazar Jamal Mahjoup'un Parker Bilal mahlası ile yazdığı, -bu noktada bir eleştirim var; eğer yazarın gerçek ismine bu kadar kolay erişebileceksek, mahlas kullanmanın anlamı ne?- Detektif Makana serisinin ilk kitabı. Türkiçe bir kaynağa göre bu seri 10 kitaptan oluşurken, Goodreads'de şimdilik 5 kitap var, Türkiye'de ise sadece ilk üçü yayınlanmış.

Sudan'lı idealist polis komiseri Makana, (bu arada, yorumu yazarken dikkat ettim, Makana'nın ne ön ne de soyadı ya da başka takma bir adı yok, sadece Makana) Sudan'daki İslami darbeden sonra değişen siyasi yapıya ve otoriteye karşı koymaya kalkınca, ölümden kurtulmak için Kahire'ye sığınmak zorunda kalmıştır. Burada da pek parlak bir hayatı olmasa da, kendi çapında dedektiflik yaparak yaşamını sürdürmeye (buna yaşamak denirse tabi) çalışmaktadır. Bir gün Kahire'nin önemli adamlarından biri tarafından, ünlü bir futbol kulübünün ortadan kaybolan yıldız oyuncusunun yerini bulmak üzere kiralanır. Bu, Makana'nın özel dedektiflik kariyerinde bir dönüm olabileceği gibi Kahire'de ki sığınmacı kimliğini de sıkıntıya sokacak bir görevdir. Makana, bir yandan kayıp futbolcuyu bulmaya çalışırken, bir yandan da Mısır'ın yozlaşan ahlak ve adalet sisteminin yanı sıra Sudan'ın ardından Kahire'de de duyulmaya başlayan İslami devrimin ayak sesleri ile de boğuşacaktır.

Kitap pek çok yönden, okuduğum bir çok polisiyeden iyi. Türün takipçilerinin de bildiği gibi, polisiye romanlar çoğu kez edebi açıdan zayıf olurlar. Sayfalarca karakter tahlilleri, karşılıklı çıkarımlar, aforizmalar, tasvirler pek bulunmaz. Hatta alıntı yapacak tek bir cümle bile bulamazsınız kimi zaman. Çünkü o romanın işi önce aksiyondur ve okur bu durumdan şikâyetçi değildir. Öte yandan polisiyeye edebiyat bulaştırmak da her babayiğidin de harcı değildir. Yapacağım, edebi derinliği olan bir polisiye yazacağım derken, ismi lazım değil ünlü bir Türk polisiye yazarı gibi kendinizi fırında lüfer tarifi verirken, Rum meyhanelerinde meze kültürü geyiği yaparken bulabilirsiniz. Ama neyse ki Kahire'de Kayıp öyle değil. Ilgın'ın ellerinde gördüğünüz bu kitap, sadece bir iki yerde dozunu kaçırsa da, genel olarak polisiye ve edebiyatın sihirli bir iksir gibi tam tadında harmanlandığı bir kitap olmuş.

-Demokrasi aşk gibi, mutlu olmamız ve yerimizden kımıldamamamız için uydurulmuş bir yalan.
-Bazıları aynı şeyi din için de söyleyebilir.

Polisiye ve edebiyatın güzelliği bir yana, alt metinde bize çok tanıdık gelen ve inşallah başımıza gelmez dediğim, bugünlerimize bolca gönderme içeren, ders niteliğinde anlatımlar var. Keşke bu kitabı daha çok insan okusa da Makana'nın başına gelenlerden ders çıkarsa diyorum. Ancak şunu da belirtmeliyim ki; Makana'nın Sudan'da ki tutumuna bakınca idealistlik ile kalın kafalılık arasında incecik bir çizgi olduğunu görüyorum. Kendi adıma benzer bir durumda ben çok daha farklı bir tutum izlerdim diye düşünüyorum.

Çevirmenin ilginç bir üslubu var. Birleşik cümleler birbirine geniş zaman kipiyle bağlanmış. "Anayoldan ayrılır, toprak yolsan sola dönerken…" ya da "Makana sigarasını yakar, derin bir nefes çeker ve dumanı gökyüzüne üflerken…" gibi. Alışık olmayınca yadırgıyorsunuz. Bir de bolca Mısır'a özgü kelime, tabir ve nida, orijinal dilinde bırakılmış. İyi hoş da aramızda Mısırca bilen çok az kişi var. Keşke bu tip kelimelerin anlamları dipnot olarak verilseydi.

Kırmızı Kedi Yayınları kaç yıllık bir yayınevi bilmiyorum. Üzerlerine alınmasınlar ama blog, facebook, instagram ve bilumum internet ortamındaki kedi-kahve-kitap ilintili paylaşımlardan gına geldi. Mümkünse değiştirin abi yayın evinin adını. (Şaka)

Umarım serinin devamı gelir. 11.02.2016 tarihli toplantıdan sonra ilk işim, toplantı resimleri ile birlikte yayın evine mail atmak olacak. Serinin devamının takipçiyiz, basmazsanız, biz dükkanınızı basarız diye. En kısa zamanda Makana'nın ve yazarın gerçek ismi ile çıkardığı diğer kitaplarını da alıp kitaplığıma katacağım. Uzun lafın kısası, uzun süreden beri denk gelmediğim lezzette, harika bir kitaptı. Okuyunuz, okutunuz…


Kahire'de Kayıp - Parker Bilal




Orijinal Adı: The Golden Scales: A makana Mystery
Yayın tarihi: Şubat 2015 (1. Baskı)
Yazar: Parker Bilal
İngilizce'den Çeviri: Ali Cevat Akkoyunlu
Ebat: 13,5 x 21 cm
Sayfa: 335
ISBN: 9786059908207
Goodreads Puanı: 3.67



 
UA-57355180-1