3 Şubat 2018 Cumartesi

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört - George Orwell


Alt sınıf açısından, hiçbir tarihsel gelişme, efendilerinin adının değişmesinden öte bir anlam taşımamaktadır.

Kitleler asla, yalnızca ezildikleri için, kendiliklerinden başkaldırmazlar. Kendilerine karşılaştırma yapabilecekleri ölçüler verilmedikçe, ezildiklerinin bilincine varmazlar.



Bundan yaklaşık 10 yıl önce bu kitabı okumama vesile olan Burcu Ertemli Şanlı ve Ümit Ertemli'ye teşekkürlerimle…


Bu yılki planlarım arasında çok fazla kitap okumak yok. İşin yazı kısmına daha fazla ağırlık vermek zorundayım. Bu nedenle mümkün olduğunca sadece E.K.O.G ile seçtiğimiz kitapları okuyacağım. Sahi yazmak demişken bildiğiniz gibi artık benimde bir kitabım var. Çok yakında bir ara toplantı ile Edirne Kitap Okurları olarak kitabımı inceleyeceğiz. Eğer sizde kitabımı incelemek, ilk bölümünü okumak ve hatta satın almak isterseniz linklere tıklayabilirsiniz.

Bu yılki ilk toplantıda iki kitap okumaya ve tartışmaya karar verdik. George Orwell'in iki muhteşem klasiği Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Hayvanlar Çiftliği. Bunun ne kadar kötü bir tercih olduğu toplantıda ortaya çıkacak. Zira ben sadece bir kitabın bile irdelenmesinin saatlerce süreceğini düşünüyorum. İkinci bir kitabı tartışmaya ne zamanımız ne de mecalimiz kalacak. Bu arada Hayvan Çiftliği'ni kısa sayılabilecek bir zaman önce yorumladığım için yeniden burada ayrıca yorum yapmayacağım. O konudaki fikirlerime buradanbakabilirsiniz.

Geçmişi denetleyen geleceği de denetler; şu anı denetleyen, geçmişi de denetler.

Bundan 10 yıl kadar önce okuduğumda, 1984 benim için sadece ütopik bir romandı. O tarihte en çok "Türkçemize sahip çıkalım" sloganının ne kadar önemli  olduğunu kavrayabilmiştim. Bir sözcüğü kullanımdan kaldırınca, o kelimenin anlamının da ortadan kalkıyor olması beni dehşete düşürmüştü. Bugün; kısmen daha bilinçli bir okur ve kendimce daha duyarlı bir vatandaş olarak okuduğumda ise çıldıracak gibi oluyorum; hangi kategoriye koyacağımı bulamıyorum. Bu kitap sanki kötü niyetli tanrılar tarafından yeryüzüne gönderilen bir çeşit kitle kullanma kılavuzu.

Korkarım şu anda okuyacağınız eleştiri ya da yorum kitabı övmenin dışına çıkamayacağı gibi benim kapasitem bu kitabı övmeye de yetmeyecek. Herhangi bir sayfası açılıp üzerine dakikalarca yorum yapabilir, gündelik hayatta kullanım şekillerine örnekler verebilirsiniz.

Bilinçleninceye dek başkaldırmayacaklar, başkaldırmazlarsa hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler.

1984 yılına gelindiğinde merkezi eski İngiltere sınırlarında kalan Okyanusya, Büyük Birader isimli diktatörün başında olduğu tek bir parti tarafından yönetilmektedir. Üyelerinden sınırsız ve tereddütsüz bir sadakat bekleyen parti, bunu sağlamak için herkesi 7/24 kontrol altında tuttuğu gibi müzik, edebiyat, tarih, cinsellik ve aklınıza gelen her alanı kendi istediği gibi şekillendirmektedir.

Sadece bu da değil, normal bir insana saçma gelecek "siyah beyazdır, savaş barıştır, özgürlük köleliktir" gibi partinin çiftdüşün adını verdiği kavramlar, partinin beynini yıkadığı insanlar tarafından kolaylıkla kabul edilmekte, hatta en ateşli şekilde doğrulukları savunulmaktadır.


İşte bu baskı ortamında, hayal meyal bile olsa bir şeylerin yanlış olduğunu hisseden Wilson Smith, aklına mukayet olmak için çabalarken, kendi ile benzer hislere sahip Julia ile karşılaşınca bir rahatlama ve umut edebilme dönemine girer. Düşünce polisinde habersiz nefes bile alınamayan bir dünyada, tüm otoriteye karşı umutsuz bir aşk yaşamaya başlarlar.

Kitap genel olarak mükemmel olmakla birlikte Wilson'un annesini son gördüğü güne ilişkin kısım burnunuzun direğini sızlatacak cinsten.

Birisini seviyorsanız onu seviyordunuz, verecek hiçbir şeyiniz olmayınca bile ona sevginizi veriyordunuz.

Can Yayınlarının şu an 60. baskısını satışa sunduğu kitabın bende 7. baskısı var. Şimdiki kapak çok daha iyi olmakla birlikte anladığım kadarıyla bu süreçte birkaç kez kapak değiştirmiş. İyi de olmuş, bendeki kapak içeriği yansıtmaktan çok ama çok uzak. Yine güncel baskı başka biri tarafından çevrilse de bendeki çeviri gayet güzel. Yenikonuş, çiftdüşün gibi terimler kimin fikri bilmiyorum ama harika kelimeler türetilmiş.

Kesinlikle ve kesinlikle okunması, elbet bir gün okullarda okutulması gereken bir kitap. Okumadan ölmeyin.




                 Ø    Orijinal Adı: Nineteen Eighty-Four
            Ø      Yayın tarihi: Eylül 2007 (7. Baskı)
            Ø      Yazar: George Orwell
            Ø      İngilizce'den Çeviren: Nuran Akgören
            Ø      Ebat: 12,5 x 19,5 cm
            Ø      Sayfa: 270
            Ø      ISBN: 9789755100418
            Ø      Goodreads Puanı: 4.15


0 yorum:

Yorum Gönder

 
UA-57355180-1