Son Yazılar

Nerde O Eski Usturalar - Rıfat Ilgaz

öykü, kitap yorumu, hababam sınıfı
 Biz Hoca'lar düşünce sınırlarımızı ders programına göre ayarlamışız. Kolay kolay dışında çıkamıyoruz. Kural dışına çıkan biriyle karşılaştık mı, tüylerimiz diken diken oluyor! Korkaklığımızdan değil bu! Kafa yapımızdan. Tabiattaki bütün fiziksel olaylar, ancak Fizik ders kitaplarının yazdığı kadardır bize göre. Daha çoğunu öğrenmeye kalkışmamız, ilk önce okulun müdürünü rahatsız eder. Bundan ne öğrenci hoşlanır, ne öğrencinin anası, babası… Ders kitaplarına bağlanmakla başımızın dinç kalmasını sağladığımızı sanırız. Memurluk bu!... 

Evet farkındayım. Kitap yorumlarımın arası epey açıldı. Daha önce bu kadar boşluk verdim mi bilmiyorum. Son zamanlarda berbat olan uyku düzenim, bunu tetikleyen korkunç iş tempom nedeni ile kitap okuyamıyorum. Kim bilir bunda belki elimdeki kitaplarında etkisi vardır. Kimi kitaplar sürünüp gidiyor işte. Uzun zamandır işyerinde tuttuğum ama her ne hikmetse her seferinde öğlen aralarında bir işimin çıkmasından mütevellit, bir türlü bitiremediğim, büyük usta Rıfat Ilgaz'ın öykü kitabı "Nerde O Eski Usturalar"ı sonunda bitirdim. Ancak yorumunu yapması gecikti. 

Padişah, madişah değildi ama, namuslu adamdı Baba'm Sandalcı Hamit. Ellisine kadar evlenmediği, sultanlığı bekarlıkta bulduğu için o zamanlar, adının başına bir de "Sultan" eklemişler, olmuş Sultan Hamit. 

Öykü kitaplarının benim açımdan en önemli dezavantajı, her öykünün kendine özel olması nedeni ile hepsinin ayrı ayrı başlık altında incelenmesi. Eh! Benimde bunu yapmaya ne vaktim ne de yaşama sevincim olmayınca, haliyle yorumlarım biraz üstün körü oluyor. 

öykü, kitap yorumu, hababam sınıfı


Devrinin her mizah yazarı gribi Rıfat Ilgaz'da o günlerdeki sosyal hayata, ince ince göndermelerde bulunarak, ortaya pek çok güzel yazı çıkarmış. Hikayelerin pek çoğu tanıdık, şimdiki günlerde aşina. Benzer her kitapta tekrarladığım gibi o yıllardan bu yana ülkemizde sosyoloji açıdan pek az şeyin değiştiğini görmek üzüntü verici. Özellikle "Volter ne demiş" isimli öyküde taa Osmanlı'dan bugüne, hala geçerli olan yaptığı şu tespit inanılmaz: "Kimin malını veriyorsan ver! Vereceksin! Bizde hüküm süren hala bu anlayış!... bu padişahlık, bu derebeylik, bu ağalık anlayışı… memlekete bir ey mi getirmek istiyorsun, önce bunu yıkacaksın! Demokrasi, demokrasi… biz hala verecek adam arıyoruz, hala başımızda culusiye dağıtacak bir padişah, hediyeler verecek bir derebeyi, sofrasında kuzu ikram edecek bir ağa arıyoruz. İktisattan, maliyeden anladığımız da hep bu!..."


 Gece bekçisiydi Mahmut Efendi… Kesme taştan, kale gibi, top atsan yıkılmaz bankalardan birinde. Tam otuz iki yıl bu… böyle her sabah, pos bıyıkları biraz daha düşük, gözleri biraz daha kanlı, beli biraz daha bükük dönerdi Güzelyalı'daki evine. 


Normal bir okumada birkaç saat içinde tüketilebilecek güzel bir kitap. Bendeki baskının harika bir karikatürle süslenmiş, güzel bir kapağı var. Haddim olmayarak imlayı biraz sıkıntılı bulduğumu söyleyecek olsam da kelime hatası yok. Güzel vakit geçirmek için birebir.





Ø    Orijinal Adı: Nerde O Eski Usturalar
Ø      Yayın tarihi: Ağustos 1996 (5. Baskı)
Ø      Yazar: Rıfat Ilgaz
Ø      Ebat: 13,5 x 19,5 cm
Ø      Sayfa: 136
Ø      ISBN: 975345030X
Ø      Goodreads Puanı: 3.49

Hiç yorum yok